

RECAİ ŞEYHOĞLU
Yıllar önce Londra’da çekilmiş fotoğrafta üç kişi var. Hulusi Akar, Abdullah Gül ve Fehmi Koru.
Bu isimlerin bugünkü konumları ‘’ Hiçbir şey tesadüf değildir.’’ yorumunu doğruluyor sanki.
Fotoğrafa ‘’ Bu fotoğraf yalnızca bir kare değil, bir uyarı niteliğini taşıyor.’’ yorumunu yapmış biri.
‘’ Türkiye’nin yönetiminde dış güçler etkili mi?’’ sorusu yeniden alevlenmiş bu fotoğrafla.
*
Hiç işitmemiştim bugüne kadar ‘tebrikat’ sözcüğünü.
Bergama Belediyesi’nin Cumhuriyet Bayramı Kutlama Programı’nda geçiyor bu.
29 Ekim 2025 Çarşamba günü saat 10.00’da Kaymakamlık Makamında‘Tebrikat Töreni ‘ yapılacakmış.
Google’a başvurdum, işin doğrusunu öğrenmek için.
‘’ Tebrikler, kutlamalar anlamına gelmektedir. Kutlama(lar) dememek için çırpınan bürokratlar dışında kullananı kalmamış kelimedir.’’
Sorum şu: Bergama’da kutlama(lar) dememek için çırpınan bürokrat kim acaba?
72’nin içinde olan ben bu sözcüğü bugüne değin işitmediğime göre benden yaşça daha küçük olan bürokratların kullanması ne demek oluyor, anlayabilmiş değilim.
‘’ Dil, düşüncenin aynasıdır.’’ derler.
Cumhuriyet’i kuran Devrimci Mustafa Kemal’in ardıllarının dilde yenilikten yana olmaları gerekirken hiç mi hiç kullanılmayan tebrikat sözcüğünü kullanıyor olmalarını çok yadırgadım.
Tebrikat sözcüğünü tercih edenlerin, Cumhuriyet yerine Cümhüriyye’ yi kullanmaları gerekmiyor mu bu durumda?
Nedir bu Araplaşma çabaları? Türkçesi varken Arapçasını kullanmak ne demek oluyor?
Tebrikatı kaymakam, ilçe milli eğitim müdürü, emniyet amiri, nüfus müdürü gibi bürokratlar kullanmıyorken belediyenin afişinde bu sözcüğü kullananlar Mekkeli mi, Riyadlımı yoksa Ciddeli mi diye merak ediyor insan.
*
Uluslararası Çalışma Örgütü raporlarına göre dünyada 97 milyonu erkek, 63 milyonu kız olmak üzere 160 milyon çocuk çalışıyor.
Bu çocukların yarısı sağlıklarını ve gelişimlerini etkileyen bedensel işlerde çalışıyor.
Çocuğunu imam hatipe değil de özel bir okula gönderen milli eğitim bakanını üzüyor mudur bu tablo acaba?
AKP’lilerin hayran olduğu Katar, BAE, Kuveyt ve Suudi Arabistan’da bir ulusun var olup olmadığı sorusunu yanıtlamayacoğrafya bilgisiyeterli mi acaba bizim sayın bakanın.
Bir köşe yazarımızın dediği gibi bu ülkelerde bol miktarda petrol, doğal gaz var ama ulus yok çünkü. Başlarındaki kişiye itaat var, itaatçı bir topluluk…
Bizdekiler de Türkiye’yi o ülkelere çevirmeye çalışıyorlar.
Cumhuriyetçiler geçit verirse tabii ki…
AKP’yi anlamakta zorlananlar için küçük bir örnek…
Duydunuz mu, okudunuz mu bilmiyorum.
Eşine şiddet uygulamaktan 6 ay hapis cezası alan AKP kurucu üyesi ve eski milletvekili Halil Ürün, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikte ‘’ Nüfus ve Aile Güvenliği ‘’ konulu bir konferans verecek.
Ülkemizde olup bitenleri Japon, Fin ya da İsviçreli bir vatandaş öğrense ne düşünür bilmiyorum ama ben hiç de az olmayan bir kitlenin tramadol ve metadon kullandıklarını düşünüyorum.
Neden böyle düşündüğüme gelince…
Tramadol etken maddeli ilaç 2018 yılında 71 bin 884 adet yakalanmışken bu rakam 2024’te 414 bine çıkmış. Metadon ise 2018 yılında 50 bin adet iken 2024’te 119 bine çıkmış.
Tavuklar, kargalar, kediler kullanmadığına göre…
Bizdeki olup bitenler Kanada’da, Fransa’da, İspanya’da, Yeni Zelanda’da olsa eskaza, eminim o ülkelerin vatandaşları sesini yükseltir.
Sessizliğimiz/ suspusluğumuz, itaatımız ya tramadoldan ya da metadondan.
Olsa gerek.
Bunları, birileri el altından teşvik ediyor olmalı.
