DOLAR 46,4477 % -0.02
EURO 53,1467 % -0.16
STERLIN 61,3059 % -0.02
FRANG 57,5346 % -0.37
ALTIN 6.178,54 % -1,73
BITCOIN 62.833,99 -1.913

VAKTİNE KALAN SÜRE

:
için vakti
Reklam

AYVALIK’TA MÜBADELENİN 102. YILI ANISINA DENİZE ÇELENK BIRAKILDI

Yayınlanma Tarihi : Google News
AYVALIK’TA MÜBADELENİN 102. YILI ANISINA DENİZE ÇELENK BIRAKILDI
Reklam

(MAYHA) – Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Kent Konseyi ve Ayvalık Giritliler Derneği tarafından mübadelenin 102. Yıldönümünde Cunda (Alibey) Adası’nda günün anısına tören düzenlendi. Törende Ayvalık Giritliler Derneği Mübadele Korosu hem Türkçe ve hem Yunanca şarkılar seslendirdi.  Tören, mübadillerin Cunda’ya ilk adım attıkları noktada gerçekleştirildi.

MEDYA AYVALIK HABER AJANSI

SUAT SALGIN

Mübadelenin 102. yılının anısına; Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Giritliler Derneği Kurucu Başkanı Coşkun Tunçmen ve katılımcılar tarafından denize çelenk bırakıldı.

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin törende yaptığı konuşmada; geçmişe dönüp bakıldığında ve tarihin yaprakları çevrildiğinde yaşanmış, bugün bile ders alınan acı ve tatlı olayların bulunduğunu söyledi. Yaşanmış olayların bazen, geride büyük yaralar ve derin izler bıraktığını vurgulayan Başkan Mesut Ergin ,

“Türkiye ile Yunanistan arasındaki barışçı ilişkiler Büyük Mübadele´nin 102. yılında gelişiyor. Gerek Türkiye´deki, gerek Yunanistan´daki sürgün ve mübadil insanların çocukları dünün büyük acısını bugünün barışçı kültürüne dönüştürüyor. Yüz yıllarca yaşadığın topraklardan koparılmak, yeni bir düzene, yeni bir ülkeye ve yeni bir topluma alışmaya kaynaşmaya çalışarak gerçekten zor bir süreç yaşamış her iki ülkenin insanları da. Onun için, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘Yurtta barış dünyada barış’ olsun ki insanlık bir daha böyle acı deneyimler yaşamasın” dedi.

“MÜBADİLLER, TÜRK MİLLETİNİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”

Öte yandan, törende Türkiye’deki Mübadil kuruluşlarının ortak bildirisi de seslendirildi.

Bildiri şöyle;

“Bugün, Nüfus Mübadelesi Anlaşması’nın üzerinden 102 yıl geçmiş bulunuyor. Bu süreçte, göçlerin insanlık tarihinde ne denli derin yaralar açtığını bir kez daha hatırlıyoruz. Günümüzde de göç, insan eliyle yaratılmış en önemli küresel sorunlardan biri olmaya devam etmektedir. Bu göçlerin birincil sebebi ise savaşlardır. Dünya, vekalet savaşları aracılığıyla adını koymadığımız bir Üçüncü Dünya Savaşı içerisindedir ve bu çatışmalar giderek sıcak savaşa evrilmektedir. Oysa ki insanlığın bugün her zamankinden daha fazla barışa ihtiyacı vardır. Bu noktada, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi bizlere hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bize ve dünya halklarına yol göstermeye devam etmektedir.

Son dönemde, Türkiye’de Mustafa Kemal Atatürk’e göndermede bulunmak amacıyla Selanik kökenli yurttaşlarımıza yönelik ötekileştirici bir dilin sosyal medyada yaygınlaşmasını derin bir üzüntüyle izliyoruz.  Mübadiller, Türk milletinin ayrılmaz bir parçasıdır ve tarih boyunca vatanlarına bağlılıklarıyla bunu defalarca kanıtlamışlardır. Bu tür ötekileştirici yaklaşımları reddediyor ve toplum olarak birleştirici, kapsayıcı bir dilin benimsenmesinin önemine bir kez daha dikkat çekiyoruz.

Mübadele Anlaşması’nın üzerinden geçen 102 yıl, atalarımızın yaşadığı derin zorlukların ve acıların insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Uluslararası anlaşmaların geriye yürümemesi nedeniyle hukuki bir çözüm mümkün görünmese de, insanlığın vicdanına seslenmekten vazgeçmiyoruz.

Dedelerimizin ve ninelerimizin doğduğu toprakları ziyaret edebilmek için hâlâ vize zorunluluğu, yüksek ücretler ve bazen ret kararlarıyla karşılaşmamız, biz mübadiller için büyük bir üzüntü ve haksızlık kaynağıdır. Bu bağlamda, Avrupa Birliği’nin bu konuda insani adımlar atmasını ve süreci kolaylaştırıcı düzenlemeler yapmasını bekliyoruz. Zira Avrupa’nın insan hakları müktesebatı, tarihsel ve insani meselelerde daha duyarlı ve kapsayıcı bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır.

Günümüz dünyasında, insanlığın bir daha mübadele gibi bir yöntemi kabul etmeyeceği umudunu taşıyoruz. Bununla birlikte, mübadillerin insani taleplerinin duyulmasını ve özellikle vize süreçlerinde iyileştirmeler yapılmasını talep ediyoruz. Tarihin bıraktığı bu izlerin, ayrıştırıcı değil birleştirici bir anlayışla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. İnsanlık için ortak bir hafıza ve dayanışma inşa etmek, hepimizin sorumluluğudur.

2025 yılının insanlığa barış ve huzur getirmesini, geçmişte yaşanan acıların bir daha tekrarlanmamasını diliyoruz.”

YORUM YAP