

RECAİ ŞEYHOĞLU
4 Mart 2021’de Bingöl’den Tatvan’a giden Cougar tipi Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait askeri helikopter düştü. Korgeneral, albay, yüzbaşı, uzman çavuş, astsubay kıdemli üstçavuş gibi rütbeli 11 askerimiz şehit oldu.
TSK envanterine 1996 yılında giren Fransız yapımı helikopterin daha önce karıştığı üç olayda 28 şehitimize neden olduğu çok kişinin bildiği bir konu.
31 Mayıs 2017’de Şırnak’taki kazada 13 şehit verilmişti.
29 Nisan 2003’te İsparta’nın Eğirdir ilçesinde düşen helikopterde 4 asker şehit olmuştu.
4 Haziran 1997’de ise terörist saldırısında düşürülen helikopterde 11 şehit vermiştik.
Türkçesi ‘dağ aslanı’ olan bu helikopterlerden hava kuvvetlerinde 20, kara kuvvetlerinde 48 adet bulunuyormuş.
İktidar, saray yapacağına, sayısı 11’e çıkan VIP uçağa ve 110 makam aracına karşı daha güvenilir helikopter alsaydı olmaz mıydı diyesi geliyor insanın.
Fransa’dan 20 Cougar’ın satın alındığı 1993 yılında Başbakanımız Tansu Çiller’di.
Çok enteresan! Genelkurmay Başkanlığı bu alıma karşı çıkmış. Bu helikopterler çok sık arızalanıyor ve kaza yapıyor diye. Cougar’ların bir özelliği de şu: Dağlık arazide, olumsuz hava koşullarında kullanılması sakıncalı..
Adamın aklına şu soru geliyor, o zaman neden alındı?
Dağ için üretilmeyen Cougarlar neden hâlâ Doğu Anadolu’daki birliklerimizde kullanılıyor?
Askeri çevrelerin verdiği bilgilere göre, bu helikopterler esas olarak Fransa’da barış koşullarında havaalanları arasında yolcu transferinde kullanılmak, muharebe koşullarında ise geri bölgelere personel taşımak için üretilmiş.
1993’te alınan bu helikopterler için emekli tuğgeneral Osman Aydoğan’ın söyledikleri ürpertiyor insanı: ‘’ Fransız Cougar helikopterleri alındığında Başbakan Tansu Çiller’di. Türkiye o zaman Gümrük Birliği’ne girmek istiyordu. Nasıl ki NATO’ya girmek için ABD’ye yaranmak amacıyla Kore’ye asker gönderilmiş ise AB Gümrük Birliği’ne girmek için de Fransız helikopterleri yaranmak amacıyla alındı. Bu alımlara asker kesinlikle karşıydı. ‘’
O Tansu Çiller’in kim olduğunu anımsayamayanlar için minicik bir bilgi verelim…
Çiller’in ‘President ‘ adında bir yatı vardı. O yatı Bandırma’da basıyorlar bir gün. Kamaralardan kimler mi çıkıyor? Suriyeliler!
O yatla insan kaçakçılığı mı yapılıyordu, orasını bilemem.
Bugün, ilahiyat profesörü biri mimarlık fakültesinin dekanı yapılıyorsa ( Hitit Üniversitesi ) Tansu Çiller de bir zamanların başbakanı yapılmış, şaşmamak gerek…
Arada bir geçmişi anımsamakta yarar var. Bellek tazelemesi dedikleri…
