

(MAYHA) – Balıkesir’in Ayvalık ilçesindeki yazlık evlerinde tatil yapan Mali Müşavir 15 yıl önce eşinin armağan etmesiyle kavuştuğu gramofonuna 25 yıldır taş plak topluyor.
SUAT SALGIN
İstanbul’da yaşayan ancak yaz aylarında Ayvalık’taki yazlığında uzun tatil yapan Ayhan Doğan, hayali olan gramofonuna kavuşmadan önce 10 yıl öncesinden taş plak toplamaya başladı.

Bulduğu her klasik Türk Müziği plağını alan 25 yıldan bu yana topladığı plaklarla eşine benzeri az rastlanan bir arşiv sahibi oldu.
Tam bir nostalji tutkunu olan Ayhan Doğan’ın tek hayali ise başta 23 yaşındaki oğlu olmak üzere gençlerin bu müziklere sahip çıkması… Her şeyin tükenip gittiği günümüzde, teknolojinin her şeyi yavaş yavaş erittiğine inanan Doğan, Hiçbir zaman satmayı düşünmediği taş plak koleksiyonuna yeni plaklar katmayı sürdüreceğini ve bu merakıyla durabildiği kadar ayakta durmayı hedefliyor.
54 yaşındaki Mali Müşavir Ayhan Doğan, gramofonun çocukluğundan beri hayali olduğunu belirterek, “Bu yüzden de yaklaşık 25 yıl önce taş plakları toplamaya başladım. 15 yıl önce ise gramofonumu satın aldım. 15 yıldır da biriktirdiğim plakları büyük bir keyifle dinliyorum“dedi.

Gramofonun sesinin günümüz teknolojisindeki pek çok müzikçalardan çok daha güzel olduğuna inanan Doğan, nostaljinin kendisi için son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Ben, günümüzdeki popüler şarkıları dinlemiyorum. Geçmişin şarkıları beni mutlu ediyor. Müzik dinlemekten böylelikle daha fazla keyif alıyorum. Çünkü o şarkıların anlamları var en azından. Üstelik de insanı geçmişe götürüyorlar. O eski eser gramofondan yayılan şarkıların içine girilebiliyor ve bir anda dinlediğin şarkının içinde yaşanan aşkları kendine endeksleyip, içine girebiliyorsun. Mesela ben pek çok şarkıyı eşime atfedip, eşlik ederek dinletiyorum.” ifadelerini kullandı.

Amacının gramofonu gelecek kuşaklara aktarıp sevdirebilmek olduğunu anlatan Ayhan Doğan, “23 yaşında oğlum var. Bu plakları ve gramofonu O’na miras bırakacağım. Zaten kendisi de gramofon ve taş plakları dinlemeyi çok seviyor. Taş plaklarımın yanı sıra yaklaşık bin 200 adet 45’lik ve LongPlay’lerim de var. Ama bizim için taş plakların yeri çok farklı. Zira taş plaklardan daha net ses alınıyor. Şarkının içine giriyorsun. Geçmişe dönüyorsun.Taş plaklarla günümüzden 90-100 yıl öncesinde söylenilen şarkıları kalpten okudukları için bir anda, ta o yıllara gidiveriyorsun.” dedi.

Gençlerin geçmişlerini irdeleyip, unutmaması adına taş plakları dinlemesi gerektiğine inandığını aktaran Doğan, “Böylelikle de geçmişe saygı duyacaklarını düşünüyorum. Taş plaklardaki sanatçıların var olduklarını görecekler, son derece içten seslendirilen şarkıların, sözlerinin bile ne kadar anlamlı olduğunu anlayacaklardır. İnanın tek amacım benim gramofon ve taş plaklardan aldığım o müthiş zevki hissedip, yaşamalarını istiyorum” diye konuştu.

EŞİ EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ
Ayhan Doğan’ın bankacılık sektöründe çalışan eşi Müge Doğan ise gramofon ve taş plaklarla eşi sayesinde tanıştığını söyledi.
Eşinin taş plak koleksiyonu toplamaya başladığı sürecin içinde yer alamadığını kaydeden Müge Doğan, “Ama ben bu tutkunun keyif kısmına dâhil oldum. Akşamları eve gelip, gramofon dinlemek, sıcak bir kahvenin eşliğinde taş plak dinlemek beni çok mutlu ediyor.” dedi.

15 yıl önce gramofon tutkunlarının “Gramofon Baba” ismiyle yakinen tanıdığı Mehmet Öztekin’in Kapalıçarşı’daki dükkânından satın aldığı gramofonu eşine doğum günü armağanı olarak hediye ettiğini anlatan Müge Doğan, “Rahmetli çok hoş sohbet bir insandı. Sık sık gider, O’nunla sohbet ederdik. Şu anda eşimle birlikte dinliyoruz. Oğlum ise gramofon ve taş plak konusunda benden biraz daha fazla bilgili. O da çok meraklı. Müzik konusunda ben daha çok kaset dinlerdim.

Mesela ben popüler sanatçılardan, eski şarkıları mesela ‘Çemberimde Gül Oya’ gibi şarkıları dinlemeyi çok severdim. Eşim bu durum karşısında henüz 2 yaşındaki oğluma dönerek, ‘Bu şarkının gerçek sanatçısı budur’ diyerek, o şarkıcının plaklarını alıp, dinletirdi. Bu yüzden de oğlumun plaklara karşı olan tutkusu çok küçük yaşlarda başladı. Oğlum, çok genç olmasına rağmen o eski şarkıcıların isimlerine, söylediği eserlere son derece vakıf. Plakların; türünü, tarzını ve kalitesini bile ayırt edebilecek bir noktaya geldi. Babası O’nu bu yönde çok iyi yetiştirdi. Sabahları bile gramofon çalıp, neşeli şarkılar eşliğinde kendi içimizde oyunlar oynayıp, dans ettiklerimiz oluyordu. ” dedi.

Evlerinde müzik setlerinin olduğunu belirten Müge Doğan, “Üzerinde de plak çalar var. Ama inanın gramofon tutkumuz o kadar yoğun ki, daha bir kez bile müzik setini kullanmadık. Sadece arada sırada plak kısmını kullanıyoruz. Ama buna karşın evde gramofonumuz sürekli çalar.

Hatta İstanbul’da oturduğumuz apartmandaki komşularımız dahil olmak üzere hepimiz gramofon dinler olduk. Komşularımız bize bazen ‘Çok Zeki Müren dinledik. Biraz da Müzeyyen Senar dinlesek olur mu?’ diye sorarlar. Bu anlamda; biz ailecek gramofon tutkunuyuz. Şundan emin olun ki; ömrümün sonuna kadar gramofonum olacak ve dinleyeceğim” diye konuştu.





