

RECAİ ŞEYHOĞLU
Şaka bir yana yıllarca İzmir Cumhuriyet Okurları Başkanlığı ( CUMOK Sözcülüğü ya da CUMOK Temsilciliği ) yaptım. Hem de büyük bir zevkle…
Cumhuriyet’e olan aşkım bir başkadır!
Okurların yazdığı ikinci sayfada ve Deniz Som’un VAZİYET Köşesi’nde de haftada iki gün yazdım yıllarca… O yazılarımın bir kısmını kitaplaştırdım bile.
Cumhuriyet ailesi ile de hep içli dışlı oldum. Bir söyleşi için davet ettiğimiz Mustafa Balbay’ı evimde ağırladığım oldu. Rahmetli Deniz Som ile içli dışlı bir ilişkimiz vardı.
Alev Coşkun, ‘ abi ’ bildiklerimden…
İzmir’dekilerle de hep abi kardeş olduk.
*
DİJİTAL Haber Raporu’nun 2024 sonuçlarına göre 100. Yaşını kutlayan gazetem Cumhuriyet, halkımızın oylarıyla 2022 ve 2023’’ten sonra yine bu yıl da en güvenilen basılı gazete oldu.
Doğrusu bu ya, anlatılamaz bir gurur duydum gazetemle.
Sağ olsun beni 60’lı yıllarda Cumhuriyet’le tanıştıran babam!
Cumhuriyet’in Ege Bölge Temsilcisi Mehmet Şakir Örs’ün babasıyla hiç görüşmemiş/ tanışmamış olsak da babamın Şakir Bey’in babasıyla birbirine çok benzeyen özelliklerini dönemin ruhu olarak görüyorum.
Cumhuriyet’in haberlerine öyle çok güveniyorum ki, yayımlanmış hiçbir yazıdan ve haberden kuşku duymuyorum.
Özetle, sadık bir Cumhuriyet okuruyum!
Babam, Cumhuriyet’i taşırken ceketinin cebine ‘ Cum’u dışarıda kalacak şekilde taşırdı örneğin. Öğretmenlik yaptığım her okulda öğrencilerimin Cumhuriyet okuru olduğumu bilmeleri için sınıfa gazeteyle girerdim.
A.Ragıp Üzümcü İlköğretim Okulu’nda okuttuğum öğrencilerim, özellikle de şimdi gıda mühendisi olan Özge Özaskan iyi bilir bunu.
*
İnsanın davasına sadık kalması ve her daim sahip çıkması benim için önemli.
1976 -77 yılında da ‘ Politika ‘ gazetesi için sabahın köründe evden çıkıp Sarı Reşat, Semerci, Rafet ve Yüksel ile 04.30 otorayında bağıra çağıra ‘ Bir Ekmek Bir Politika ‘ deyip gazete sattığımızı bilirim. Hey gidi İGD’li günlerim hey!
Davası olmayan insanlar ürkütüyor beni. Davası olanlar ise çok güzel görünüyor bana.
Ortalık, davasız ve ruhsuz insanlarla doldu. Para, her şeye karşı galebe çaldı. Utanmazlık hakeza!
Tasarruf tasarruf diye nutukların atıldığı bir dönemde Avrupa Kupası maçlarına 613 kişilik bir resmi heyetle gidildiğini okuyunca önce inanamadım. Çünkü Fransa Federasyonu 27, İspanya 40, İsviçre 14 kişilik resmi heyetle katılmıştı bu maçlara. İngiltere Futbol Federasyonu ise resmi heyet olarak sadece milli takımı göndermiş.
Federasyon Başkanı itiraz etmiş yazılanlara ve davetli olarak 613 kişinin değil 197 kişinin gittiğini söylemiş. Breh breh !
‘’ 15 kişi gitti ‘’ der gibi adeta!
20 Haziran tarihli Sözcü gazetesinin manşetini görünce yerin dibine giresim geldi utançtan.
8 sütuna manşet şöyleydi: ‘’ Nedir bu Amerika Sevdası!’’
Hemen altındaki koca koca harflerle yazılı olan başlık ise :
‘’ Diyanet parayı ABD’de Otel, Restoran, Hamam, Havuz ve Villaya Yatırdı. ‘’ şeklindeydi.
AKP, New York’ta 32 katlı gökdelen yaptırmıştı. TÜRKEN Vakfı, 16 milyon dolara yurt inşa ettirmişti. AKP’ye yakın dini vakıflar, milyonlarca dolarlık mülk edinmişti.
Diyanet’in ABD’de 90 milyon dolarlık tesisleri neyin nesi oluyor, bunu biri anlatmalı bize.
Ülkemizde insanlar aç ve işsiz iken Diyanet’in ABD’de milyon dolarlık tesisler için para harcaması normal mi sizce diye sormamız gerekmiyor mu?
Sorulacak öyle çok soru var ki, hepsini sıralasak bir ansiklopedinin iki cildini tutar herhalde.
Hele biri var ki anlamak da zor anlatmak da…
MHP’nin Genel Başkan Yardımcısı iki zatın/ Semih Yalçın ile İzzet Ulvi Yönter’in Devlet Bahçeli’ye armağan ettikleri tabanca ile çekilen fotoğrafı sosyal medyaya servis etmeleri ne anlama geliyor, anlayan var mı?
MHP deyince başka bir MHP’liyle ilgili, 21 Haziran 2024’te BirGün’de çıkan şu yazıya ne dersiniz bilmem…
‘’ MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal’ın eşi Ece Uysal’ın kurduğu Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde şubat ayında başlayan ‘ sahte diploma ve yolsuzluk ‘ soruşturması devam ediyor. Tutuklu yargılanan KSTÜ Genel Sekreteri ve hissedarlarından Serdal Gündüz’ün ifadesine göre sahte notlarla 600’den fazla kişiye lisans, yüksek lisans ve doktora diploması dağıtıldı. Soruşturma kapsamında tutuklanan ve KKTC yasalarına göre teminatla serbest bırakılan son isim, iki ayda doktorasını tamamlayıp mezun olduğu iddia edilen TRT Kıbrıs Temsilcisi Sefa Karahasan’dı.’’
Türkçü/ İslamcı bir siyasi partinin adının böyle pis işlere karışmasından MHP’liler de hicap duyuyorlardır herhalde. Tepki gösteriyorlar mıdır dersiniz?
Tam bu noktada aklıma başka bir deli soru geliyor. 31 Mart Yerel Seçimleri sonrasında AKP Genel Başkanı Bülent Ecevit olsaydı tavrı ne olurdu acaba?
Bu soruya milyonlarca insan eminim, ‘’ Ertesi gün istifa eder, ülkenin erken seçime gitmesini sağlardı.’’derdi.
Herkesin o siyasi ahlakı göstermesi bir kültür işi…
Sineklerin beş gözü olduğunu, atların bir ay kadar ayakta kalabildiğini, yılanların duymadığını, zürafaların yüzemediğini, kanguruların geri geri yürüyemediğini bilen çokbilmişler bu konuda neden Tayyip Erdoğan’ın istifa etmediğini, neden erken seçime gitmediğini de ah bir dile getirseler de öğrensek…
Bunu yazınca aklıma hemen cezaevleri geliverdi nedense… Cezaevleri doluluk oranında Avrupa Şampiyonu olduğumuzu biliyor muydunuz? Şu an tam 348 bin kişi cezaevlerinde…
Suç dağılımında uyuşturucu ilk sıradaymış. Terör suçlularının oranı ise yüzde 7
Siyaset yapan iktidar sahipleri sabah akşam terör ve teröristten söz ediliyor ama uyuşturucu suçluları ilk sırada!
Bir fıkra ile gülelim isterseniz:
‘’ 2 emekli parkta güvercinlere yem atıyorlardı. Emekli Ahmet Bey, ‘’ Şu güvercinlere ne zaman yem atsam siyasileri anımsıyorum.’’ dedi.
Diğeri, ‘’ Neden? ‘’ diye sordu.
Ahmet Bey yanıt verdi: ‘’ Yerde dolaşırlarken elimizden yiyorlar. Havalanınca kafamıza sıçıyorlar.’’
Gülmeye devam edelim… Gazetecinin biri yazmış; ‘’ Sanırım dünyada cezaevi açmakla gurur duyan tek Adalet Bakanı bizimkidir! ‘’
BirGün’deki ‘’ Perinçek’in danışmanı Adanur dolandırıcılıktan tutuklandı.’’ haberi ise trajik mi komik mi diye düşünüp duruyorum okuduğum günden beri.
*
Korkusuz gazetesi yazarı sordu ama biz de sormuş olalım.
İmam Hatip Kız Liseleri var da neden kadın müftü yok bu ülkede?
Kadın müezzin, kadın imam da yok…
Öyleyse neden imam hatip kız liseleri var?
Bilindiği gibi kadın peygamber de yok. Neden acaba?
6 günlük bayram tatilinde yaşanan trafik kazalarında 49 kişi yaşamını kaybetti.
Komşusu olduğumuz ya da çok uzağımızda olmayan ülkelerdeki bayram tatillerinde de bu kadar ölüm haberi duyuyor musunuz hiç?
Bu hafta seçtiğim iki sosyal medya paylaşımını sizlerle paylaşmış olayım.
‘’ Tanrı, kurban yerine Hz. İbrahim’e fidan gönderip ‘’ Bunu benim için dik! ‘’ deseydi, yeryüzü bugün cennete dönerdi.’’
İkincisi de şöyle:
‘’ Atatürk’ün namaz kılarken/ kurban keserken hiç fotoğrafı yokmuş.
Ananla babanın da sevişirken hiç fotoğrafı yok ama ortada senin gibi bi mal var. Onu n’apcaaz? ‘’
Son sözlerim ise hepimizi düşündürsün istiyorum.
18 milyon nüfusu olan Hollanda’nın 30 üniversitesinden 11 ‘i dünyanın en iyi 200 üniversitesi arasında. 86 milyon nüfusu olan Türkiye’nin 124 devlet üniversitesinin tamamı ise liste dışında.
Platon’u anımsamanın tam da sırası:
‘’Ya filozoflar yönetmeli devleti ya da devleti yönetenler filozof olmalı.’’
Bizim ekonomi dâhisi (!) Cumhurbaşkanının partisi ise felsefeyi kaldırmaya çalışıyor.
