

RECAİ ŞEYHOĞLU
Bilgisunara göre, kültür düzeyi ortalamanın üstünde olan ve yapıtlarıyla topluma yol gösteren bireylere entelektüel deniliyor. ‘ Din, bilim, sanat tarihi gibi uzmanlık alanlarında eğitim görmüş kişiler ‘ oldukları ise sözcüğün ilk anlamı olarak veriliyor.
Aydemir Ceylan, Mülkiye mezunu emekli bir vali. Ülke sorunlarına duyarlı, ülkesinin ve insanının sorunlarını sorunu bilen, bunun için de siyaset yapmayı kendisine görev edinmiş bir vali emeklisi. 1977 genel seçimlerinde CHP senatör adayı olması bunun kanıtı.
Bürokratlık ruhuna öylesine işlemiş ki onu 1979-81 yıllarında da Türk İdareciler Derneği’nin genel başkanı olarak görüyoruz. Sivil toplumculuğu da bürokrat kimliğiyle atbaşı gidiyor.
1998-2002 yıllarında ADD’nin genel yönetim kurulu üyesi. Genel Başkan yardımcılığı da yapmış.
Okumak da yazmak da tutkuyla bağlı olduğu iki konu. Yayımlanmış 7 kitabı bulunuyor.
Diğer iki tutkusu da resim ve şiir…
Atatürk’ün Dehası, onun yedinci kitabı.
Özetle, o bir entelektüel!
Rabindranath Tagore’un ‘’ Işığa teşekkür et! Ancak yorulmadan- usanmadan arkanda lambayı tutanı unutma! ‘’ sözünü önsöz gibi kitabına almış olması, bana bir başka valiyi anımsatıyor: T.S. Elliot ve Shakespeare’i çok okuduğunu bildiğim Kemal Nehrozoğlu’nu…
Eskinin valilerine sarılası, ellerini öpesi geliyor insanın…
Osmanlının son dönemlerinde Fransa’nın eğitim ve yönetim sistemleri örnek alınarak kamu yönetimine yüksek düzeyde eleman yetiştirmek amacıyla kurulmuş olan Mülkiye’nin/ bugünkü Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Cahit Sıtkı Tarancı, Ece Ayhan, Ayla Kutlu, İsa Küçük, Cemal Süreya gibi meşhurlarının arasında değilse de Aydemir Ceylan da ünlü hoca Ruşen Keleş’in unutamadığı öğrencilerinden…
Kitaba yazdığı önsözde, Ankara’nın kent kimliğinin ayrılmaz öğelerinden biri olan Atatürk Orman Çiftliği’nin kuruluşunu ve yok ediliş öyküsünü tüm ayrıntılarıyla anlatmış olması nedeniyle sevgili öğrencisini kutluyor, bağrına basıyor.
Bürokratlık yıllarında elini taşın altına sokmaktan hiç kaçınmamış/ korkmamış ve ‘ Ata’sının ‘’ Tatbik eden / icra eden, karar verenden daima daha güçlüdür.’’ sözlerini kendisine pusula edinerek bu yeni kitabıyla Ankaralılara /topluma yol göstericilik yaparak ‘ aydın ‘ sıfatına yaraşır bir kimlik sergiliyor Sayın Ceylan.
Çağdaşlaşmayı dinin ve dindarlığın değil, bilimin ve ussallığın gereklerine bağlı kalmak biçiminde algılayan Atatürk’ün başta Ankara olmak üzere kentlerin planlı/ düzenli ve sağlıklı gelişmesi adına yeniliklere imza atmasının eşsiz örneklerinden olan Atatürk Orman Çiftliği’nin talan edilmesini ‘ Acıların Çiftliği ‘ olarak betimleyen Aydemir Hoca, kitabıyla en azından Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanlığı kadar çevreci bir tavır sergiliyor.
Emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi vermiş bir liderin adını taşıyan arazinin ABD Büyükelçiliği’ne satılmasına karşı takındığı tavırla da yurtsever devrimci yığınlar kadar anti- emperyalist bir tepki gösteriyor.
2003’te Irak’a demokrasi götürmeye kalkan ABD’nin 1996’da ise Türkiye’ye Sultanlığı/ Halifeliği layık görmesini yadırgayan Ceylan, Atatürk Orman Çiftliği’nin AKP döneminde Anayasa ve 5659 sayılı özel yasaya aykırı olarak katakullilerle imara açılıp sağından solundan tırpanlanıp nasıl kamu ve özel kuruluşlara devredildiğini de hazmedemiyor.
AOÇ’nin yok edilmesini kamu malına saldırı ve bu doğrultudaki politikaların kural haline getirilmesi olarak değerlendiren Aydemir Hoca’ya itiraz etmek ne mümkün!
Yabancı, gerçek ve tüzel kişilere toprak satışı sınırını 2,5 hektardan 30 hektara çıkaranların büyük hatalar işlediklerini söylüyor Sayın Valimiz.
Tarımsal uygulamalar gerçekleştirmek, ekoloji ile uyumlu tarımsal üretimi ve tarıma dayalı sanayi gerçekleştirmek, tüm çiftlik gelirlerini yatırıma dönüştürmek, iç ve dış pazarların isteklerine uygun üretim modelleri geliştirmek, üreticileri örgütlemek, sağlıklı bir kentsel çevre yaratmak, gıda güvenliği için model oluşturmak, tarımsal ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunmak gibi amaçları olan Atatürk Orman Çiftliği’nin talan edilmesinin Albert Einstein’la ne ilgisi var diyebilirsiniz. Arka kapak yazısında Ruşen Keleş bunu dile getirmiş:
‘’ Dünyayı büyük tehlikelerle karşı karşıya bırakan şey, insanların kötülük yapmaları değil, kötülük yapanlar karşısında sessiz kalmalarıdır.’’
Aydemir Ceylan; anılarından yola çıkarak siyaset bilimci -sosyolog ve mimar gibi bir dosya hazırlamış. Okuyanı dürter gibi… Kitabı tanıtma amacı güden bu yazıda her yazdığını da anlatamayız ki…
Siz de okuyun/ okutun lütfen!
(*) Ankara ve Atatürk Orman Çiftliği
ATATÜRK’ÜN DEHASI
Hayaller- Anılar- Gerçekler
İleri Yayınları – Mart 2023/ Zeytinburnu – İSTANBUL
