

RECAİ ŞEYHOĞLU
Vaktiyle, insanlığa kurtuluşun yollarını gösteren bir bilge kişi söylemiş:
‘’ İnsanlık tarihi, esas olarak bir üretim ve bölüşüm kavgaları tarihidir. ‘’
AKP’liler birlikte üretilen zenginliklerin birlikte bölüşülmesini istiyorlar mı?
Birileri devletin hazinesinden ayda 2 bin 825 lira alırken bir başka birileri- ki onlar AKP’liler oluyor- beş altı maaş birden alıyor. Hem de ne maaş!
Hazinenin parasını eşitçe bölüşmeyi bir yana bırakın, toplumu açlığın kucağına atıyorlar yıllardır.
Birlikte üretilen zenginlikleri birlikte tüketmek daha insani değil midir?
20 yılda ülkemiz neredennereye geldi?
Bu duruma nasıl geldik, bu durumun sorumluları kimlerdir, düşünmek/ karar vermek ve bunu haykırmak gerekmez mi?
Ülkemize gelen yabancılar el üstünde tutulur, değer verilir, saygı- sevgi gösterilirdi onlara.
12 yıl önce bisikletiyle dünya turuna çıkan ShoganKameda adlı Japon, Sivrice ilçesinde kamp yaparken bacağından yaralanıyor bir vatandaşımız tarafından.
Tekil bir örnek diye dikkate almayacak olabilirsiniz.
Bu ülkede her olup bitenden sorumlu değil midir ülkenin bir numaralı yöneticisi?
Neden kendi halinde bir turiste saldırılır ülkemiz toprağında?
Dışarıya güven veren bir ülke miyiz diye düşünmemiz gerekmiyor mu?
10 günde üç müdür mü değişir hiç?
Komik değil midir TCDD’de on günde üç müdürün değişiyor olması?
Ya da 19 yılda 6 Maliye Bakanı…
AKP’li Kadir Topbaş döneminde tanesi 1 milyon 307 bin 950 Avro’ya Hollanda’dan alınan Phileas marka 50 otobüsün 19’unun İETT AyazağaGarajı’ndahurdaya dönmüş durumda olduğunu gazeteler yazdı..
Hani israf haramdı?
Ruhullah Çelik adındaki beyefendi, Kahramanmaraş İl Müftülüğü’nün ‘ Toplum yararına çalışma projesi’ kapsamında Arınç Kuran Kursu’nda çalışmaya başlamış. 2017 yılında temizlik görevlisi olarak çalışırken 2019’da hoca olmuş.
11 yaşındaki bu kursun öğrencisinin ifadesini birlikte okuyalım:
‘’ Zorla pantolonumu indirdi. Arkamı dönmemi istedi. İlişki sonrasında arkamda ıslaklık hissederdim. Haftada 3-4 kez bu şekilde yanına çağırırdı. Yaşanan bu olayları birine anlatmam halinde dövmekle ve benim hakkımda tutanak tutmakla tehdit etti. ‘’ ( Cumhuriyet- Barış Pehlivan/ 16 Eylül 2021 )
Başka bir öğrenci ( M.E.S.), ‘’ Ruhullah buzdolabından dondurma aldı ve arka tarafıma sürdü. Sonra sürmüş olduğu dondurmayı yaladı. Cinsel organıma dokundu. Yapma dememe rağmen devam etti. 15 dakika sürdü.’’
Savcılık, dört çocuğun tanık ifadesiyle Kuran kursundaki istismarı doğruluyor.
Ve Ruhullahdenilen kişi tutuklanıyor.
Gecikmiş bir soru ama soruyorum:
Çocuklarımız güvende mi?
Başka bir örnek…
Dr. Larin Kayataş olayı… Genel ahlak gerekçesiyle hekimlikten atılan doktor…
‘’ Bir canlıyı mı öldürdüm de bu kadar ağır bir ceza verildi. Bütün emeklerim boşa gitti. Bu ülkede 8 Mart’a katılmak, CHP’ye oy verdiğini belirtmek, trans kadın olmak ne zamandan beri suç sayılıp doktorluk görevini yapmaya engel oluyor?’’
Nesin Vakfı yöneticisi saldırıya uğruyor.
Elin oğlu, ölen sanatçısı için üç gün milli yas ilan ederken bizimkiler bir doktora trans diye dünyasını zindan ediyor. Dünya Kadınlar Günü kutlamasına katılmak ve trans olmak hangi ceza kanununa göre suç da bir doktor buna maruz kalıyor, gel de anla!
Çocuklara musallat olan Ruhullahlar, geçmediği köprüye, girmediği tünele, uçmadığı havalimanına, binmediği trene para ödeyen milyonlar yaratarak dünyada kırılmayan bir rekora koşuyor bizim Süslümanlar.
AKP’li olup da Mansur Yavaş gibi, Osman Gürün gibi, Ekrem İmamoğlu gibi, Yılmaz Büyükerşen, Tunç Soyer gibi başarılı belediye başkanları var mı bir bakın çevrenize…
2021’in Dünya Belediye Başkanı Ödülü’nü alan kişi Mansur Yavaş oldu.
City MayorsFoundatıon , bu ödülü niçin Mansur Yavaş’a verdi, düşünmek gerekmez mi?
Ortaçağda yaşıyoruz adeta…
Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, Covid’e karşı MRNA aşılarının yarı insan yarı maymun çocuklar doğmasına neden olacağını söylüyor.
Dayanağı neyse…
Dinci yurtlarda tecavüz edilen çocukların korkudan konuşamadıklarını/ yaşadıkları travmaları ailelerine neden söyleyemediklerini araştırıp soruşturmuyor da doktor ya da eczacı veyahut kimyager gibi maval okumayı daha öne alıyor.
Başka bir cahillik örneği…
Sakarya’daki ortopedist Hasan Feyzi Katıözkoronavirüs aşısı yaptırmıyordu. Belli ki inanmıyordu aşının çare olacağına. Sonuç : Hasan Feyzi Bey öldü.
Allah rahmet eylesin!
Yalanlara gelince…
Kimileri, yıllar önce Yeliz’in seslendirdiği ‘ Yalan ‘ şarkısının güzelliğine büyülenmişçesine sarılmış adeta…
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Burhan İşleyen diyor ki; ’’ 12 yaşını doldurmayan çocukların camiye giremediği günlerden 4. Yaştan ölünceye kadar her kademede her yaşta çocuğun Kur’an ve dinini öğrenebildiği maneviyatla tanışabildiği günlere gelmemizi sağlayan Rabbimize hamd olsun.’’
Bu mollayı İlber Ortaylı’ya havale ediyorum.İlber Hoca, işin doğrusunu sabırla anlatır ona.
İlber Hoca’ya havale edilecek öyle çok adam var ki…
