DOLAR 46,4594 % -0.04
EURO 53,2764 % 0.06
STERLIN 61,3987 % 0.08
FRANG 57,7550 % -0.03
ALTIN 6.277,06 % -0,16
BITCOIN 62.811,99 -2.412

VAKTİNE KALAN SÜRE

:
için vakti
Reklam

NASIL MİLLET OLUNURMUŞ…

Yayınlanma Tarihi : Google News
NASIL MİLLET OLUNURMUŞ…
Reklam

RECAİ ŞEYHOĞLU 

2021 Haziranının son günlerinde  Marmaris’te denize ve yerleşim yerlerine yakın yerde çıkan yangın 8 saatte zorlukla söndürülürken bir  orman işçisi de şehit oldu. Amfibi uçaklarımız dururken Marmaris’te helikopter kullanılması kuşkular yarattı. THK uçakları duruyorken neden kullanılmıyor, sorusu kafaları karıştırdı. AKP döneminde atıl hale getirilen  uçaklar nedeniyle 150 futbol  sahası büyüklüğündeki  110 hektar ormanlık alanın kül olması Tarım Ve Orman Bakanını ne kadar üzüyor, çok merak ediyorum.

Marmaris’imiz yanarken  sahte içkiden de Tekirdağ’da ölenlerin sayısı 7’ye yükseliyordu.

Utanç bitmiyor ki…

Antalya’nın Elmalı’sında 7 ve 10 yaşlarındaki iki kardeşin öz anne ve üvey babaları tarafından uğradıkları cinsel istismarı resmederek anlattığı davada sanıkların tahliye  edilmesi ise bir skandaldı.

2 Mayıs 2021 ‘den bu yana çektiği video konuşmalarıyla ortalığı allak budak eden skandalları anlatan Sedat Peker’e karşı ise AKP gıkını çıkarmıyor. İddialara yanıt veremiyor.

Garip değil mi?

Başka bir gariplik de  cumhurbaşkanı kararıyla 7 üniversiteye ait 13 enstitü, fakülte ve yüksekokulun kapatılması… Öte yandan da  9 üniversiteye 10 yeni enstitü, fakülte ve yüksekokulun kurulması…

Cumhurbaşkanının keyfince yönettiği bir ülkede polis de keyfince adam dövüyor tabii ki…

‘ Onur Haftası ‘ kapsamında LGBTİ’nin yürüyüşünde polis resmen terör estirdi İstanbul’un Taksim’inde. Polislerin başındaki sorumlu müdürün ‘’ Ağzından laf çıkanı alın! ‘’  deyişi ve polislerin yere yatırdıkları birinin gırtlağına çöküp arkadan kelepçe takmaları insanlık dışıydı.

Oysa aynı polis, haziran ayı ortalarında HDP İzmir İl Başkanlığını basıp genç bir kadını öldüren katile ne ters kelepçe takıyor ne de gırtlağına çöküyor.

Belleklerimizden silinmeyecek bir soru soruyor katile polislerden biri: ‘’ Adın neydi  abicim senin? ‘’

Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Nietzsche’nin ‘’ Kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu odur.’’  sözünden çok etkilenmiş olmalı ki şöyle diyor: ‘’ Bize önce ahlâk reformu lazım. Hem de en babasından! ‘’

Bir de…

Ülkemizde en çok ahlâk lafı eden kişi ve kişilerden ilk üçünün belirlenmesinde  büyük yarar var.

Nietzsche’yi doğrulamak adına…

Adam, koca feylesof!

Yalan ve yanlış söyleyecek değil ya…

 Yangın, sel, terör, pahalılık ve her türden abuk sabukluklarla boğuşuyor Türkiye. Bayram da olsa hiç ara vermiyor bu yapışık kardeşler. Ülkemizi çok sevmiş olsalar gerek …

Bu dertler başımızdan eksik değilken bizimkilerin saraylar yaptırmaya devam etmeleri, bana 1800’lü yılları anımsattı. Dolmabahçe Sarayı 1856’da yapılmış. Çırağan 1863’te, Beylerbeyi 1864’te, Yıldız Sarayı ise 1880’de. Yani… Osmanlı’nın çökmeye başladığı yıllarda…

Gönlümden şu geçiyor. Tez elden İzmir’e, Adana’ya, Van’a, Tekirdağ’a da bir saray yapsalar…

Pahalılık günden güne artarken, terör dur durak bilmiyorken, lüks harcamalar hiç bitmiyorken  nasıl gelmez aklımıza o büyük Hayyam;

‘’ Celladına aşık olmuşsa bir millet/ İster ezan, ister çan dinlet/ İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet/ Müstehaktır ona her türlü zillet ‘’

Kahroluyorum, Ömer Hayyam’ın ülkemizde yaşayan bir torununun olmadığına…Kulak verir dinlerdik büyük bir zevkle herhalde.

Bayram şekeri niyetine olsa gerek içişleri bakanımız da hepimizi güldürmeye çalıştı geçtiğimiz gün.

‘’ Millet olmak kolay iş değildir. Ay yıldızlı tabutları taşımakla millet olunur. Beraber Cuma namazında sıkı sıkı saf tutarak millet olunur.’’

Siyasal İslamcılığın sosyolojik yorumları Öztürk Serengil  mizahına benziyor. Tatsız tuzsuz!

Cumhurbaşkanı da içişleri bakanını aratmayan türden  döktürüyor.

KKTC’yi ziyareti öncesinde ‘’ Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum.’’

Taliban dediğimiz, Molla Ömer’in 1994’te kurduğu, Afganistan’da şeriata dayalı devlet kurmak isteyen silahlı örgüt. Şiddet dilini kullanan, kadınların  iş yaşamında yer almasını istemeyen, kız çocuklarının okumasını istemeyen cani ve sapkınlar ordusu.

RTE’nin sözlerine Taliban sözcüsünün verdiği yanıt da şöyle: ‘’ Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz. Türkiye bizim kardeşimiz. İnanca dayalı  pek çok ortak noktamız var ama Türkiye’nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz.’’

Taliban, sakal bırakılmasını istiyor. Bırakmazsan cezalandırıyor. Ders kitaplarındaki resimleri beğenmeyip kaldırıyor. Esnafın namaz vakitlerinde dükkanlarını kapatmasını istiyor. Heykel, resim, sinema, tiyatro, müzik, televizyon istemiyor.

BirGün’de Fikri Sağlar’ın yazdığı gibi…

RTE, işte bu Taliban’la ters değilmiş. Taliban’ın Atatürk dönemini yok sayan bir AKP İktidarı özlemi içinde olduğu belli. Geçmişi bırakmaktan kastı bu olsa gerek…

Benzeştikleri yan da bu!

AK  Parti’dekimilletvekillerinin tamamının bunu onayladığını düşünmüyorum. Terör örgütü Taliban’la yan yana gelmeyi hazmedeceklerini sanmıyorum. Ama tek adama da gıkını çıkaramıyorlar. Bu da bir başka AKP gerçeği…

Son 19 yılda 17 bin okulun kapandığını ve günün birinde Türkiye’nin de kendilerine benzeyeceğini büyük bir aşkla izliyorlar olsa gerek Talibanlar…

Taliban’ı besleyen iki damar var: Emperyalizm ve cehalet!

Cumhurbaşkanı böyle konuşurken herkesin  olan biteni dikkatle izlediğini sanmıyorum.

Ülkenin demografik yapısı değiştiriliyor adeta. Çok iyi yetişmiş insanlar yurtdışında kendilerine gelecek arayışına girmişken ülkemize de her gün eğitimsiz Suriyeli Afganistanlı, Nijerli, Iraklı, Kamerunlu göçmenler yerleşiyor.

Hesap, günün birinde onlara  vatandaşlık verip AKP’li mi yapmak?

Meclis kürsüsünden sormak gerek bunu!

AKP,  yaptığı yollarıyla/ köprüleriyle / tünelleriyle  değil, cahilleştirdiği / Talibanlaştırdığı bu türden seçmenleriyle  sürdürecek iktidarını.

Hastanelerde , PTT şubelerinde, plajlarda, avm’lerde  dışarıdan göç etmiş insanları görüyorum. Özellikle Basmane ve çevresinde…

Sorum şu : Camilerde de görebiliyor musunuz  o arkadaşları?

Yolu Basmane’ye düşenler, konuklarımızın (!) cami içinde değil de cami önlerinde  olduğunu göreceklerdir.

Komedi bitmek tükenmek bilmiyor ülkemizde.

Yılda 1 milyon yolcu gelecek diye Balıkesir’e havalimanı yapıldı. 18 aydır tek bir uçak inmemiş Balıkesir’e…

Amaç; Yap- İşlet- Sat ya da yap- işlet- devretçileri mi sevindirmek?

İktidar, inşaatçılarla mı ortak?

Müjde sözcüğünün de anlamını değiştirdi gibi Sayın Başkanımız.

Müjdeden ne anlarsınız?

Elektrikte yüzde 50 indirim,  temel gıda ürünlerinde KDV’nin yüzde 1’e indirilmesi, asgari ücretten vergi alınmaması, bu yıl ataması yapılmayan 100 bin öğretmenin işe alınması, başlık parasının kaldırılması,  herkese parasız internet hizmeti…

Müjde dediğin budur!

Cumhurbaşkanının müjdesi ise ‘’ Kıbrıs’a külliye yapacağız! ‘’

Bu,  Kıbrıslılara değil olsa olsa Sarayın gözdesi 5 müteahhite müjde olur.

                                                                         *

Abdülbâki Gölpınarlı, yere oturur/ Mont Blanch dolmakalemiyle yazarmış. Ağızlıkla sigara içer, yanındaki su dolu kâseye atarmış izmariti. Sebebini soranlara da  evinin ahşap olmasını gösterirmiş. Orhan Kemal’in tefrikalarınıda  merakla takip edermiş. Sokaklardan Bir Kız, romanının  kahramanlarından Cevdet’in cezaevine düştüğünü okur okumaz Orhan Kemal’in evine gitmiş. ‘’ Ne olur bu çocuğu cezaevinden kurtar.’’ demiş.

Bu topraklarda vaktiyle böylesi insanlar da vardı.

Saygılı, cambazlık nedir bilmeyen, insanları kandırmayan, dini siyasallaştırmayan, iyi niyetli, çocuk ruhlu, tertemiz…

YORUM YAP