

ELİF COŞKUN
Bir ülkenin geçmişinin tohumu, bugününün dinamiği, gelecekteki kaderidir çocuk.
Yetiştirilmesinde rol alan zenginliklerle ülkenin ikbalini belirleyen temel koşutu; küçük bedenler ve büyük umutlarıdır.
Genel tabiri ile çocuk; Küçük yaştaki erkek veya kız yaş aralığı bebeklik erginlik dönemi arasında gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız gibi tanımları bulunmaktadır.
Geçmişin kanatlarında çocuk: Ortaçağ’da çocuklar “minyatür yetişkin “gibi görülerek zayıf, küçük insan gibi varlık göstermekteydi. Rönesans Dönemi beraberinde oluşan “Hümanizm akımı” etkisiyle çocuk kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Sanayi Devrimi etkisiyle çocuklar ucuz işçi olarak görülüp ağır şartlarda çalışmaya başlamışlardır. 20yy.’da “Yetkinleştirilmiş Çocuk” kavramı ortaya çıkmıştır.Yetişkini taklit eden (giyim tarzı,hareketleri vb ) çocuk modeli oluşmuştur.Günümüze yaklaşıldığında koşulların iyileşmesi ve beklentilerdeki artış; çocuklardan erken yaşlarda çok fazla şeyi başarmaya zorlandıkları bir zemin hazırlamıştır.
Sözlerin Büyüsünde çocuk: Birçok yazar,düşünce adamı çocuk kavramına sözlerinde yer vermiş, dünya genelinde çocuk kavramını değişik yönleriyle dile getirmişlerdir.
“Çocuk asrımızın bir keşfidir.”-Ahmet Hamdi Tanpınar
“Doğa çocuğa adam olmadan önce çocuk olmayı buyurur”-J.J ROUSSEAU
“Çocuk dünyanın en büyük mutluluğudur.-Dostoyevski
“Bir çocuğu eğitmeye karar verince işe ilk büyükannesinden başlamak gerekir.”-Victor Hugo
ATAMIZIN İFADELERİNDE ÇOCUK:
Mustafa Kemal yaşamı boyunca tüm sevdiklerine yaşı farketmeksizin “çocuk” diye seslenmiştir.
-“Çocuk sevgisi, insan sevgisi için bir ihtiyaçtır.”
-“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz, kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”
-“Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” cümleleri Mustafa Kemal’in çocuklardan beklentilerinin, çocukların O’nun gözündeki değerini anlatmış olduğu kıymetli ifadeleridir.
KURUMLARI İLE ÇOCUK:
Çocuklara verdiği değeri 23 Nisanı onlara “Bayram” olarak armağan ederek taçlandıran tek önder Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Mustafa Kemal Atatürk öncülüğü ile “savaş yüzünden kimsesiz kalan çocukların bakım ve eğitimlerinin üstlenilmesi için Himaye-i Etfal Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) kurulmuştur.03.03.1924 tarihinde Tevhid-i Tedrisat Kanunu (öğretim birliği)çıkartılır. Karma eğitime geçişte Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati ‘nin katkısı çok fazladır.
1946’da UNICEF-Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu kurulmuştur. Birleşmiş Milletler 20 KASIM 1989 tarihinde Çocuk Hakları Sözleşmesi benimsenmiştir. Dünyada “Çocuk Hakları Günü “olarak kabul edilmiştir. Türkiye’de Çocuk Hakları Sözleşmesi 27 Ocak 1995’te yayımlanmış, yürürlüğe girmiştir.
AYVALIK ANILARINDA ÇOCUK:
Ayvalık’ta 23 Nisan kutlamaları bir ay öncesi başlar ;öğrenci ve öğretmenlere görev taksimi yapılırmış.Şiir okuyan ,konuşma yapan ,trampet çalan ,izci olanlar belirlenirmiş.O dönemde Ayvalık’ta dört İlkokul bulunmaktaymış:Cumhuriyet,Sakarya,Gazi,İstiklal Okulları.
15 gün öncesinde bütün okul bahçelerinde trampet ve davullar eşliğinde provalar düzenlenir; mahalle aralarında yürüyüş yapılırmış. Herkes tertemiz giyinir. Kolalanmış, beyaz kurdelalar başlarında; izci takımındakiler(yavrukurtlar) izci kıyafetleriyle hazır olurlarmış. O zamanın öğretmenleri çok fazla özen gösterirler. Bütün öğrenciler merakla öğretmenlerinin ne giydiğine bakarmış; şık ve zarif dopiyesler diktirirlermiş. Öğretmenler sınıflarına mukayyet bir şekilde tören alanına ilerlermiş .Aşıklar Köprüsü’nün bulunduğu yerden okullar sıraya girerler Cumhuriyet Meydanı’nda protokolü selamlayarak Ziraat Bankası’nın ordaki Zafer Tak’ı altından geçerek arka yollardan okullarına devam ederlermiş.
Çocukların masumiyetine tezat olmayan konulardan; onların gülen yüzlerini soldurmayan konulara yazıda değinmeye çalıştım .Yazımı tamamlamadan evvel çocuklar için çıkarılan “Çocuk Dostu“, “Doğan Kardeş” dergilerini ;çocuklara yazmış oldukları kitaplarla tanınan Ömer Seyfettin ,Gülten Dayıoğlu ,Kemalettin Tuğcu ‘yu anımsatır ve unutmuş olabileceğim niceleri için teşekkürü borç bilirim .Sürç-ü lisan ettiysek af ola…
