

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 26 dönem Balıkesir Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Namık Havutça, Meclis’ten geçen infaz düzenlemesine sert tepki gösterdi. Havutça yaptığı yazılı basın açıklamasında, “Bu bir af yasasından çok insaf yasasıdır. Unutmayın, adaletin en şaşmaz terazisidir, vicdandır” dedi.
MEDYA AYVALIK HABER MERKEZİ
SUAT SALGIN

Toplumun bir arada düzen ve barış içinde yaşamasının temel dayanağının adalet duygusu ve değeri olduğunu kaydeden Namık Havutça, “Adalet de toplum ilişkilerinde ‘Hak’ kavramının yerine getirilmesi ile mümkündür. Hak’kı yerine getirmek ilkeli, vicdanlı bir hukuk ve yargılama sistemi gerektirir. Bu bağlamda bakıldığında Türkiye’nin yargı sistemi son dönemde özellikle AKP iktidarları döneminde çok ağır yaralar almıştır. AKP iktidarının 18 yıllık sicili yargı ve adalet konusunda çok ağır ihlaller, travmalar yaşanan bir süreç olmuştur. Ergenekon, askeri casusluk, Silivri mahkemeleri ve yargılamaları, Gezi davası, 15 Temmuz darbe girişimi ve tutuklanan milletvekilleri, gazeteciler hemen aklımıza ilk gelenlerdir.

Cumhurbaşkanına yapılan her türlü eleştiri, sosyal medya üzerinden hakaret ve şiddet içermeyen paylaşımların bile takibata uğradığı özgürlükler, söz ve ifade özgürlüğü adına sancılı ağır bir dönem yaşıyor ülkemiz… Tüm dünya insanlığının tarihinde hiç yaşanmamış sağlık buhranı karşısında bütün dünya gibi Türkiye olarak bizlerde olağanüstü bir süreç yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz durumda en öncelikli korunması gereken değer hiç kuşkusuz insan sağlığı ve yaşamıdır. Devletin de en öncelikli görevi İnsanı yaşatmaktır. AKP iktidarının bu konudaki yürüttüğü politikaların eleştirisi ayrı bir değerlendirme konusudur tabi… Biz TBMM de kabul edilen ve uzun bir süredir daha virüs salgını başlamadan yaklaşık bir yıl önceden buyana MHP lideri Bahçeli’nin AKP iktidarına af İle ilgili teklif ve görüşme yürüttükleri kamuoyunun malumudur. Eh virüs krizi de tam bu fırsatı sunmuş oldu ortaklara…”ifadelerini kullandı.

Namık Havutça yaptığı açıklamada, “Bir kere şunu ifade edelim gerçek demokratik hukuk devletlerinde af çok istisnai durumlarda ancak düşünce ve siyasi suçlarda demokratik devletin bir gereği olarak kullanılır. Kişilere karşı işlenen suçlarda ‘af’ diye bir müessese yoktur. Siz adamın oğlunu kasten öldüreni, kızına tecavüz edeni, evini gasp edeni affedemezsiniz. Demokratik hukuk devletinde adil yargılanma hakkı vardır. Adil bir ceza yargılaması vardır. TBMM de kabul edilen adı ceza İnfaz ve güvenlik ve bazı kanunlarda değişiklik adı altında çıkarılan yasa aslında bir af yasası olarak ortaya çıkmıştır. AKP ve MHP oyları İle kabul edilen bu düzenleme kamu vicdanını ağır bir şekilde yaralayacaktır. Çünkü en başta kader mahkûmları dedikleri adam öldürme, hırsızlık, uyuşturucu, kaçakçılık, tecavüz, suç örgütü, gasp, kasten adam yaralama, dolandırıcılık, rüşvet, irtikap, cinsel dokunulmazlığı da içine alan mahkum olanlara şartlı salıverilme hakkı verilirken, terör hariç olmak üzere cebir, şiddet ve silahlı hiçbir eylemi olmayan gazeteci ve yazarlar tutuklu kalmaktadır. Bu durum kamu vicdanında zaten kabul edilmeyen bu yasayı peşinen mahkûm etmiştir. Virüs tehdidi karşısında tabi ki Adalet Bakanlığı sonuçta hükümlü de olsa cezaevlerindeki yurttaşların en insani koşullarda cezaların infazını sağlamak ve infaz sürecinde hükümlüleri sosyal hayata hazırlayan çağdaş mesleki, eğitim ve olanakları sağlamak onların sağlıklarını korumak görevindedir bunda hiç kuşku yok. Ancak devlet ve bu yasayı çıkaran milletvekilleri bir siyasi ahlak olarak anayasanın eşitliliği, genelliği ve adalet ilkeleri ile bağlıdırlar. Şimdi bu yasa yürürlüğe girince ne olacak? Kimler serbest kalacak? 77 bin uyuşturucu, 45 bin hırsız, 37 bin terör, 27 bin gasp, yağma, 32 bin adam öldürme, 22 bin cinsel suç, 7 bin sahtecilik, 3 bin dolandırıcılık suçundan mahkûm olmuş, hüküm giyen mahkûm serbest kalacaktır. Ama düşünce suçlusu, gazeteci, yazar, tutuklu kalmaya devam edecektir.

Çiftlikbank dolandırıcısı Tosuncuk serbest olacak ama gazeteci, yazar Barış Pehlivan, Barış Türkoğlu, Hakan Aygün tutuklu… İşte durum tam da budur. O nedenle biz bu TBMM’de iktidarın küçük ortağı Bahçeli affı’nı; adam öldüren katil, uyuşturucu taciri, hırsız, tefeci, rüşvetçi, tacizci, dolandırıcı serbest kalacak ama gazeteci hapiste olacak ve bu da adalet olacak öyle mi? Bu affı toplum vicdanı kabul etmez, böyle bir af virüsten daha tehlikeli olacağını değerlendiriyoruz.” dedi.

