DOLAR 46,4514 % 0.18
EURO 53,2791 % -0.41
STERLIN 61,4039 % -0.71
FRANG 57,7765 % -0.38
ALTIN 6.309,82 % -0,55
BITCOIN 62.558,80 -5.306

VAKTİNE KALAN SÜRE

:
için vakti
Reklam

DSP Ayvalık İlçe Başkanı Atmaca; “Devletin malı deniz”

Yayınlanma Tarihi : Google News
DSP Ayvalık İlçe Başkanı Atmaca; “Devletin malı deniz”
Reklam

-“Rant peşinde koşanlar, trilyonlarca lira para dökerek aday oluyorlar”

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde yazılı bir basın açıklaması yapan DSP İlçe Başkanı ve 30 Mart’taki yerel seçimlerde DSPAyvalık Belediye Başkan Adayı Hasan Atmaca, kendilerinden başka hemen her siyasi parti ile adaylarının devletin malını deniz olarak gördüğünü savundu.

MEDYA AYVALIK – HABER MERKEZİ

SUAT SALGIN

Hasan Atmaca yaptığı açıklamada, “Merkezi idarenin yetersiz kaynak aktarımı ve yerel yönetimlerin gerekli gibi organize olamamaları, kent yönetimlerini bu sorunlar karşısında çözüm üretmek yerine, çoğu yerde acze düşürmüştür. Buna rağmen her seçim döneminde konuyla ilgisi olsun olmasın belediye başkanı veya meclis üyesi olmak için büyük bir yarış, büyük çaba var. Neden? Bu olağanüstü aday olma çabası, bunca enerji, zaman ve kaynak kullanımı gerçekten bu birikmiş sorunlara fedakârlıkla çözüm bulma arayışından mı kaynaklanıyor? Keşke bu soruya rahatlıkla “evet” diyebilsek. Diyemiyoruz. Çünkü son yıllarda siyasetin giderek daha da kirlenmesi, parayla yapılan bir iş haline gelmesi, bu işe koyulanların çoğunu, kentleri ihya edilmesi gereken yerler gibi değil, daha çok paylaşılması gereken ganimet gibi görmelerine yol açıyor. O yüzden buralara seçilebilmek için trilyonlar harcanıyor. Bu da hem siyaseti kirletiyor hem siyaseti parayla yapılan bir iş haline getirerek katılımcılık ilkesini zedeliyor ve siyaset yapacak birikimli, yetişmiş ama zengin olamayan kesimleri oyunun dışına itiyor. Böyle olunca, (istisnalar hariç) birçok seçilen bir süre sonra gelinen yere hizmet etmekten ziyade kentlerde ortaya çıkan rantları kendi (veya çevresi veya partisinin) çıkarı doğrultusunda yönetmek ve bunlardan yararlanmak istiyor. Elbette istisnalar var ama maalesef istisnalar kaideyi bozmuyor. Bu yüzden en başta seçim ve siyasi partiler yasasını değiştirmek ve yeni bir zihniyetle yeni bir sistemle gerçek bir demokrasi kültürü inşa etmek zorundayız. Tabi bu tablo halka da sirayet etmiş durumda. Halk da bu cenderede kendi çıkarını ön planda tutuyor, ister istemez ‘kirleniyor.’Su kirlenince ondan alınan numune de kirli olmak durumundadır” dedi.

Konunun bir eğitim ve denetim meselesi olduğunu vurgulayan Hasan Atmaca, “Belediye başkanı ya da meclis üyesi olmak isteyenler öncelikle kendi kendilerini gözden geçirmeli, sonra kenttaşlar bunları yakın merceğe almalılar. ‘Kentimi yönetmeye talip bu şahsın hedefi ne, bu hedefleri gerçekleştirmek için hangi projelere sahip ve daha önemlisi bu projeleri hangi kadroyla hayata geçirecek?’ Bunları sorgulamalı. Maalesef günümüzde bundan ziyade ‘bana yakın mı, değil mi?’ ona bakılıyor. Nitekim halk ‘bal tutan parmağını yalar’ diyor, hatta daha ileri giderek ‘yiyor ama iş yapıyor’ gibi gayrı ahlaki söylemleri bile ileri sürebiliyor. Bu da sistemde benim hırsızım iyi seninki kötü mantalitesini öne çıkarıyor, çürümüşlüğün boyutlarını gösteriyor. O nedenle sitemi değiştirmediğiniz takdirde çalıp çırpan birini değiştirseniz yerine gelen ya sitemin dışına atılacak ya da önceki gibi o da hırsız olacaktır.” İfadelerini kullandı.

“Nasıl bir başkan?”

Sistemle birlikte başkan adayının yanı sıra projeleri ve kadrosunun önem kazandığına işaret eden Atmaca, “Halk seçerken dikkat etmeli, seçtikten sonra mutlaka örgütlenerek denetlemelidir. Bu bizim hem kendimize hem de geleceğe olan saygımızın ve görevimizin gereğidir. Yaptığımız çalışmalar kent sakinlerinin adil, vizyon sahibi, kent yönetimi ve belediyecilik hakkında bilgili ve bu konularda yeterli olan, çalışkan, cesur, eğitimli belediye başkanı istediklerini öne çıkarıyor.

Ayrıca halka yakın, toplumun içinde olan, mahalle yöneticileriyle, sivil toplum örgütleriyle sürekli diyalogda olan, yerel dinamiklere önem veren, uzmana danışan, bir proje uyguladığında halka soran, bu çerçevede proje demokrasisi uygulayan bir yönetim anlayışını tercih ediliyor. Gerekirse yurt içinde ya da yurt dışından danışman getirecek, yeni bir belde yaratacak, koltuğa oturduktan sonra ayırım yapmayacak, hizmet edecek. Halkı, meslek örgütlerini dinleyecek, kentte düzenlenen etkinliklere ayrım yapmadan katılacak, kaliteli kültürel, sanatsal etkinlikler yapacak, yeşile, park bahçelere, dinlenme alanlarına önem verecek, girişimci ve yatırımcılar için ilk adımı atacak, kentte gelecek yatırımcılara alt yapı projeleri ile destek verecek, belediye başkanı olarak her türlü hizmetin, dayanışmanın, etkinliğin içinde olacak, ile, ilçeye, köylere, mahallelere sahip çıkacak, bir başkan isteniyor.

Bu nedenle disiplinli, çalışan, bilgili daire başkanları, şube müdürleri, teknik elemanları, çevrecileri, mimarları, şehir plancıları bulan ve istihdam eden; köhnemiş belediye anlayışından çıkarak devrim yapacak, gençlerle iç içe olacak ve gençleri işin içine katacak, topluma huzur, kardeşlilik ve barış getirecek, gençlik merkezi kuracak, kadına önem veren, engellilerin ve yaşlıların sorunlarını çözen, bir başkan.

Şehrin yararına çalışacak, dürüst, şaibesiz, belediyenin ve halkın sırtından geçinmeyen, kısa yoldan zenginleşmeyi amaçlamayan, ruhsat ve iş satmayan, belediyede iş takipçiliği yapmayan, çıkar uğruna imar planını bozmayan, gözü gönlü tok, ileri görüşlü ve kariyer sahibi, geçmişi temiz ve güvenilir, toplumda heyecan yaratan, sevilen meclis üyelerinin seçildiği, disiplinli, çalışkan, dürüst personelin görev aldığı, vatandaşa saygıyla canla başla kaliteli hizmet veren bir başkan ve bir belediye istiyorum diyor vatandaş. Bunun için de DSP; Türkiye genelinde Bülent Ecevit’in dürüstlük düsturuyla donanmış, çalışkan ve vizyoner adaylar halkımızın önüne büyük bir gurur ile çıkmıştır” diye konuştu.

YORUM YAP