

FATİH SEZGİN
İnternet te e-devlet kilitlendi
Neymiş efendim ?
Benim dedem kim? Babaannem kim?
Bu bitti
Hemen “bana miras kaldı mı?”
Kaldıysa kaldı sana ne demezler mi adama
Biz gelelim konumuza ;
Çocukken , antropolojiyi seçip okuduktan sonra da geçmiş hep ilgimi çekerdi. Yaşlılarla konuşmayı severdim. Soy sop merakım vardı. Nereden gelmiştik? Bu kadar geniş coğrafyadan gelmiş sülalem, bu coğrafyada savaşmış dedeler…. Elbette kimsede öğretme merakı yoktu..
Antropolojiye dalınca kitaplar okudum, Batılıların bu konudaki titizliği ilginç geldi.
Ülkemizde eskiden bir çok insana “erikler olunca, kar düşünce doğdun’’ denirken, Batılılar kayıt tutuyorlardı. Papazlar günlük tutmak zorundaydı ve Kilise de doğum-ölüm kayıtları tutardı.
Thomas Mann’ın Buddenbrook ailesini anlattığı eserinde, aile defterinden elde edilen bilgilere göre, ilk adı geçen Buddenbrook 16. yy.’ın sonlarında Parchim’de yaşamıştır. Bu aile defteri, ailenin gelenekleri hakkında bilgi verir ve önemli olaylar aile bireyleri tarafından bu deftere işlenir. Ailenin İncil’i nesilden nesile en yaşlı temsilcisine verilir.
50’lerde başlayan dalga “Eski eşyalarınızı atın” şeklindeydi… Bu furya; anıları, gelenekleri süpürdü. Bakırlar, dökümler, Türk mutfağına özgü formlar (kulaklı gibi) ve isimler çöpe atıldı. Plastikler, alüminyumlar onların yerine geçti. Sedirler, divanlar koltuklara dönüştü. 70’lerde birbirine fotokopi gibi benzeyen evlerden hayrete düşerdim. Tek elden çıkmış gibi… Mimariden nasibini almamış apartmanlar ve iç mekanlar…Bahçesiz ve ruhsuz betonlar, “asfalt” diye nam alan belediye başkanları her yanı asfalta, betona boğarken devamlı yıkım yapıyordu.
Eski kötüydü, yeniyi tarif eden yoktu.
Dedesini merak etmeyenlerin şimdi “soy sop” merakına düşmesi, düşerken birçok komikliğin yaşanmasına da neden oluyor. Dedesinin adı garip geliyor, “Galiba Ermeni, Rum” diyor kendi kendine; müthiş bir yetenekle! O isim Arapça ve Allah’ın 99 sıfatından biri, ancak artık isim olarak konmuyor. Google hazretlerine de bakmıyor.
Çocukları, “aksansız yabancı dil” öğrensin diye eziyet çeken, tonlarca para saçan ana babaların yanı sıra çok erken yurtdışına gönderilen çocuk ve gençlerin “hafıza kaybı” çok yaygın.
Onlar kopup gidiyorlar. Olmayan kimliği ve kültürel boşluğu yaşadığı kültürle dolduruyor.
Hatta 1831’de misyoner raporlarından öğrendiğimiz, Yunan İsyanı sırasında Argos adasında, ailesi öldürülen Mustafa Ali isminde bir Türk çocuğu, bir İngiliz kaptanın vasıtasıyla İngiltere’ye götürülür. 1824’te İngiltere’de eğitilen Mustafa Ali, Türklerden nefret etmeye başlamıştır, ancak başındaki sarığa dokunulmasına aşırı öfkelenmektedir. Bir gün buna yeltenen birine tabanca çektiği de kayıtta var.
Bu gün de sarığı olmasa (pasaportu) Türk kimliği olmayan çok insan görüyoruz.
Robert Kolej, misyonerlerin “Hıristiyanlaştırma” amacı yerine “Amerikanlaştırma” hedefi koymuştur. Daha sonra hızla gelişen teknolojiler de bu amaca dönük kullanılmıştır. Film sanayi, radyo ve yazılı basın ve ondan sonra gelen televizyon hep bu amaçla var oldu.
Ben hepsi İngilizce bilen Türklerin birbiriyle bu dili konuştukları ortamları gördüm, yaşadım. Türkiye’de Türkler İngilizce muhabbette…Türk öğretmenin Türk öğrenciye İngilizce sosyal bilim, fen anlatmasını hayretle karşılamışımdır. Çocukların dilleri oldu, kimlikleri olamadı!
Arkadaşlarıma gençken sorduğumda aile büyükleriyle hiç konuşmadıklarını, sıkıldıklarını anlatırlardı. Nereden geldiklerini pek bilmezlerdi. Sol ideoloji “evrensel” hayali bir ülkeye, sağ, dinci ideoloji “ümmet” yeterli diyerek gençlerin hafızalarını sıfırlamıştır. Bugün yaşları 60/70’lerinde insanlardan birçok pişmanlıkla dolu hikaye dinliyorum.
Bunların “soy sop”la ne ilgisi var derseniz hemen söylemeliyim ki, kim olduğunu bilmeyenin soy soptan bir şey bulması mümkün değildir.
Hayali kimlikler bulabilir zihniniz size… Zihin en büyük aldatıcıdır. Kullandığınız dillerin ve kültür dünyalarının, ideolojilerin uydurduğu hayali dünyaların esiri oluverirsiniz. Ama soyunuzu sopunuzu tanımış olmazsınız.
Türklük bir kültür dünyasıdır. Hafızadır. Binlerce yıllık tarihtir. Türkçedir.
Soyum sopum bir çok farklı milliyetten oluşabilir, ancak kültür dünyam, dilim ve ruhum Türk’tür.
