

FATİH SEZGİN
Yine Atatürk düşmanlığı ve Atatürk’e olan kinlerini TV ekranlarından haince söyleyen bir AKİT TV var.
Bu olaya her şeye ceza yağdıran RTÜK ise sadece seyirci
Bir de!
Büyük Atamızın söylemlerini ağzından düşürmeyen, düne kadar milliyetçiliği yerden yere vuran hakaret edenler bir anda Atatürk’çü ve milliyetçilerden daha çok milliyetçi oldu.
10 Kasım’da Anıtkabir’e otobüs dahi kaldırdılar.
Zamanın da niçin Atatürk ve Milliyetçiliği kınadın?
Ne oldu da dönüş yaptın ?
Çok basit sadece oy alabilmek için
Ama !
Sizi herkes bilmekte, yeni bir MC ile vatandaşın gözünü boyama peşindesiniz.
Yemezler…….
Bakın Mustafa Kemal 99 yıl önce 13 Kasım’da ne dedi?
1- Silahınızı vermeyin!
2- Geldikleri gibi giderler!
Madem Atatürk’ü kabul ettiniz, biraz da tarih çalışacaksınız…
Çok zor değil aslında… Biraz masal gibi…
Ama hepsi gerçek ve kanıtlı, belgeli bir tarih Mustafa Kemal’in tarihi…
Örneğin 13 Kasım 1918… Tam 99 yıl önce…
Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a geliyor…
Nereden geliyor? Adana’dan geliyor…
Niye geliyor? Çünkü Saray onu görevden almış, “hemen gel” demiş?
Niye almış?
– Çünkü “Mondros Teslimiyetini tanımam, İskenderun’a çıkarlarsa İngilizlere ateş açarım” demiş…
– Çünkü Saray’la bir hafta boyunca “telgraf savaşı” yapmış Mustafa Kemal…
– Çünkü “Bu anlaşma ile İngilizler ülkeyi işgal eder, yakında kabineyi de belirler”demiş….
Saray “asi ve tehlikeli” bulduğu Mustafa Kemal’i Yıldırım Orduları Komutanlığı’ndan almış, başka görev vermemiş, acilen İstanbul’a çağırmış…
Mustafa Kemal 13 Kasım 1918 günü trenle Haydarpaşa’ya gelmiş…
Trenden inince onu Çanakkale’den tanıyan bir çavuş oradaki asker kalabalığına tekmil vermiş:
“Selaaam dur! Gelen Mustafa Kemal Paşa’dır!”
Peron’daki bütün askerler olduğu yerde çakılmış, Paşa’ya selam durmuş…
“Emir geçir, silahlarını vermesinler, köylerine götürsünler!”
Emir sessizce kulaktan kulağa “geçmiş”…
Silahını saklayan askerler, sessizce sağa sola dağılmış, peron boşalmış…
Mustafa Kemal, daha 13 Kasım 1918 günü Haydarpaşa’dan o askerleri ve o silahları ilerde başlatacağı milli mücadele cephesine yollamış…
İşgal kuvvetleri toplamadan silahları ve askerleri kaçırtmış…
Mustafa Kemal sonra Haydarpaşa’dan askeri motorla karşıya geçmek istemiş…
Ama tam o sırada İstanbul’u işgal eden düşman zırhlıları (İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan) peş peşe Boğaz’a girdiği için geçiş izni verilmemiş
Birinci Dünya Savaşı’nın galibi İtilaf devletleri, 22 İngiliz, 12 Fransız, 17 İtalyan, 4 Yunan gemisi ve 6 denizaltıdan oluşan tam 61 parçalık donanma ile İstanbul’u işgal etmişler 13 Kasım günü…
Mustafa Kemal, Haydarpaşa’da oturup çay içmiş, beklemiş…
Nihayet iki saat kadar sonra, köhne bir motorla Boğaz’a sıra sıra kale gibi demirleyen demir zırhlıların arasından karşıya yönelmiş Mustafa Kemal…
Geçerken zırhlılara şöyle bir bakıp “Geldikleri gibi giderler” diye mırıldanmış…
Yanında yaveri Cevat Abbas… “Bunu siz yapacaksınız komutanım” demiş…
Mustafa Kemal gülmüş… “Bakalım” demiş…
Düşünün 1915’te o zırhlıları Çanakkale’de 70 bin şehit pahasına durduran, İstanbul’un işgalini önleyen Mustafa Kemal, aynı zırhlıların üç yıl sonra İstanbul’u işgal etmesine karşı sadece üç kelime söylüyor:
“Geldikleri gibi giderler…”
Osmanlı Sarayı ve Padişah teslim olmuş, İttihatçı liderler kaçmış, ordular dağıtılmış, başkent İstanbul Fatih’ten sonra (1453) ilk kez düşman tarafından işgal edilmiş…
Bu şartlarda Mustafa Kemal’in dudaklarından dökülen bu üç sözcükteki muazzam direniş ruhu üzerine sadece bir an düşünün….
Ya sonra? Zil çaldı, ders bitti!
10 Kasım’da Anıtkabir’e koşup Atatürk’ü gömdüklerine emin olarak sevinçle dağılanlar için bu günlük ders yeter…
Sonrasını da zamanı gelince anlatırız…
Durun bakalım, milli mücadele daha yeni başlıyor!
Yıl uzun, 365 gün… Daha 2019 gelecek…
Yani 1919’un 100. Yıldönümü…
Neo-Atatürkçülerin çok çalışması gerekecek…
Bundan sonra her gün “Atatürk dersi”nden yeni bir sınav var!
