

Balıkesir’in Edremit ilçesinde geçtiğimiz yıl 29 Mayıs gününde boşandığı eşi Tolga Yavaşer tarafından bıçaklanarak hunharca öldürülen Esra Gövem cinayetine ait davada karar verildi.
MEDYA AYVALIK – HABER MERKEZİ
SUAT SALGIN

Bu kapsamda, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren davanın 7. duruşmasında mahkemeden, zanlı Tolga Yavaşer’in tasarlayarak öldürmek suçu nedeniyle indirimsiz müebbet cezası aldığı öğrenildi.
Avukatlar; Arif Yetim, Tuğba Aysun ve Sibel Önder’in gönüllü olarak duruşmalarını takip ettikleri davanın karar gününde; adliye önünde süreci ilk gününden itibaren yakından takip eden Körfez Kadın Dayanışması Grubu üyesi kalabalık bir kadın topluluğuyla maktul Esra Gövem’in annesi Ferda Gövem ve babası Hasan Gövem hazır bulundu.

Gövem ailesinin kararı buruk bir heyecanla karşıladığı gözlenirken, duruşma öncesinde Körfez Kadın Dayanışması Grubu da bir basın açıklaması yaptı.
Grup adına Pervin Çağlayan’ın seslendirdiği açıklamada, “Esra’nın davasına taraf olduğumuz için bugün buradayız” vurgusunda bulunuldu.

Yapılan açıklamada, “Bizler başka Esra’lar olmasın desek de, 2017’nin ilk dokuz ayında erkekler 211 kadın ve kız çocuğunu öldürdü yine. Üstelik koruma kararlarına rağmen öldürülüyor kadınlar. Sayısal artışla beraber, işleniş biçimiyle daha vahşice öldürülüyor kadınlar Türkiye’de.
Özgecan, Cansel, Helin, Emine, Aygül, Pınar, Esra…
İsimler değişiyor, ancak öldürenin erkek olduğu gerçeği değişmiyor.

‘Beni terk etti.’ ,’Benden izinsiz annesine gitti.’ , ‘Çıkma teklifimi kabul etmedi.’, ‘Erkekliğime laf etti.’, ‘Benden izinsiz facebook hesabı açtı.’, ‘Sevişme isteğimi reddetti.’ ,’ Boşanmak istedi.’ ,’Beyaz tayt giydi.’, ‘Tuzluğu uzatmadı.’, ‘Cilveli saat sordu.’ ,’Yemeği iftara yetiştiremedi.’ ve ‘Kıskandım.’ Öldürülme gerekçelerinden sadece bazıları bunlar.
Kadınların yaşadıkları en ağır mağduriyet olan öldürülmeleri sonrası bile suçun kadına yüklenmesi ile katillerinin suçları görünmez hale getirilip, üstüne bir de iyi hal indirimi getirilerek, aklanmakta ya da etkisiz cezalar almaktadırlar.

Kadın cinayetlerinin çoğu önceden karar verilip tasarlanarak işlenmektedir. Âşıktım, kıskandım, öfke patlaması yaşadım gibi gerekçelerle işlenen cinayetlerin tahrik indirimine girmesi başka cinayetlerin işlenmesine cesaret vermekte, erkeğin kadını tasarlayarak öldürmesine verilecek cezayı azaltmaktadır” denildi.
Kadının, kendi hayatını nasıl yaşayacağını karar vermesini engelleyen veya zorlaştıran toplumsal ve siyasi baskılarla, kadın-erkek eşitsizliği kanıksatıldığını altını çizen Pervin Çağlayan, “İsteseniz de istemeseniz de bu yasa meclisten geçecek dedikleri ve mecliste kabul edilen ‘Müftülük Yasası’ olarak bilinen Nüfus Hizmetleri Kanunu ile erkeğe birden fazla kadınla evlenme hakkı doğacak, çocukların cinsel istismarı ve çocuk yaşta evlenme kolaylaşacak, kadınlar mal paylaşım hakkından mahrum edilecektir. Yine bu yasa, anayasanın değişmez ilkelerinden olan ‘laiklik’ ilkesine aykırı olup, denetimsiz imam nikahını toplumda meşrulaştırma yoluna götürecektir. Şiddetin kadın-erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunu görmezden gelen Mağdur Hakları Yasası şiddet karşısında kadını güçlendirmez. İçinde yaşadığımız koşullarda kadınlara özel, güçlendirici ve koruyucu yasal düzenlemeler yapılmadan, bitmek bilmeyen kadın cinayetleri ve şiddet engellenemez” dedi.

Pervin Çağlayan, Körfez Kadın Dayanışması adına seslendirdiği açıklamada, “Biz kadınlar eşit ve özgür bir hayat için; 6284 sayılı Kadını Koruma Kanunun etkin uygulanması ve en önemlisi de kadının ‘Yaşam Hakkını’ korunması, kadının her alanda ve her şekilde ‘eşit yurttaş’ hakkının engellenmemesi, Ceza Kanunu’na istisnasız ‘ağırlaştırılmış müebbet’ konulması ve devletin bu konuda üzerine düşeni yapmasını talep etmek için buradayız” ifadelerini kullandı.

Kadın cinayeti davalarında tüm indirimlerin kaldırılmasını talep eden Çağlayan, “Kadın cinayetlerinin özgün bir tanıma ve cezaya kavuşturulmasını, cinsiyet ve cinsel yönelim eşitliğini esas alan ve kadının “Yaşam Hakkını” koruyan, kollayan yeni bir anayasa talep ediyoruz. Haksız tahrik, saygın tutum gibi iyi hal indirimleri ile erkeğe “ öldürme hakkı ve ehliyeti” verilmemesini istiyoruz.
Bir kişi daha eksilmemek için, el ele dayanışmanın bilinciyle kadın cinayetlerine ‘Hayır’ diyoruz” dedi.
