

AK Parti MKYK Üyesi ve Balıkesir Milletvekili Ali Aydınlıoğlu, Arakan’da yaşanılan insanlık trajedisine TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmayla sert tepki gösterdi.
MEDYA AYVALIK – HABER MERKEZİ
SUAT SALGIN
Aydınlıoğlu yaptığı konuşmada, “Myanmar Ordusunun, silahlı militanlarla mücadeleyi öne sürerek Arakan’da sivillere yönelik düzenlediği saldırılarda, 25 Ağustos’tan bu yana binlerce müslüman hayatını kaybetti. Myanmar yönetiminin bölgeye giriş çıkışlara izin vermemesi nedeniyle ölen sivil sayısı tam olarak tespit edilemiyor” dedi.
Saldırılarda 200 civarında köyün, ordu ve Budist milliyetçiler tarafından yakıldığı ya da kullanılamaz hale getirildiğini hatırlatan Ali Aydınlıoğlu, “On binlerce Arakanlı müslüman, can güvenliği nedeniyle hala bölgeden uzaklaşmaya çalışıyor. Myanmar’dan kaçan siviller dağlık bölgeler, Naf Nehri yada deniz üzerinden Bangladeş’e geçmeye çalışıyor. Bangladeş’e 25 Ağustos’tan bu yana 540 binden fazla Arakanlı müslüman ulaştı.

Türkiye başta olmak üzere uluslararası camianın baskılarına rağmen Myanmar Ordusu ve radikal Budistlerin Arakanlı müslümanlara yönelik zulmü maalesef devam ediyor. Birleşmiş Milletler Türkiye’nin Arakanlı müslümanların maruz kaldığı şiddete dikkat çekmek amacıyla sunduğu acil görüşme talebini reddetti.
Peki Neden?
Arakan katliamının sebebi petrol ve doğalgaz. Arakan Güneydoğu Asya’da Myanmar’ın 7 eyaletinden biri. Yaklaşık 1 milyon müslüman var. Arakanlı müslümanlara yönelik Budist katliamları 2012’den bu yana sistematik olarak devam ediyor. Saldırı politikasının arkasında İse Arakan’ın stratejik konumu var. Myanmar Güneydoğu Asya’da Bengal Körfezi’nde yer alıyor. Arakan eyaleti ise tam kıyı şeridinde. 2010 yılında Arakan’dan Başlayıp, Çin’in Yunnan eyaletine uzanan iki ayrı boru hattının inşaatına başlandı. Çin’e enerji taşıyan hatlar, denizden Arakan üzerinden Yunnan’a gidiyor. Boru hatlarının inşaatıyla birlikte hatların geçtiği topraklar askeri bölge haline getirildi ve o bölgedeki Müslüman köylerine saldırılar başladı.

Arakan Uzakdoğu’ya enerji transferinde doğal bir liman konumunda. En az maliyetli güzergâh burası hatlardan birinden doğalgaz diğerinden petrol geçiyor. 2010’da başlayan inşaat 2013’de tamamlanarak bu hatlardan Çin’e yıllık ortalama 12 milyar metre küp doğalgaz taşınıyor ve bu süreçte topraklarından boru hatları geçen Arakanlı müslümanlar katlediliyor. Ayrıca Arakan Bölgesinde de Petrol ve Doğalgaz rezervleri tespit edildi. Müslümanların topraklarında 1.2 Trilyon metreküplük gaz ve 2.1 milyar varillik petrol rezervi bulundu. Doğalgaz ve petrol boru hatlarının korunması, güvenlik çemberine alınması gibi gerekçelerle Müslümanlar katlediliyor” ifadelerini kullandı.

Arakn’da bunlar yaşanılırken dünya ülkelerinin sessiz ve suskun olduğunu kaydeden Aydınlıoğlu, “ Birleşmiş Milletler’in varlık amacı nedir? Güvenlik Konseyi ne iş yapar? Bu katliamlar sırasında ölümden kaçan Arakanlılar botlarla nehri aşıp Bangladeş’e kaçmaya çalışırken çoğu öldü. Bebeklerin cansız bedenleri kıyıya vurdu. Ama hiçbir batı ülkesi o görüntülere aldırış etmedi. Neticede Arakanlı müslümanlar Çin’e taşınan enerji için katlediliyor. Bu denklemde kazanan Batı oluyor. Çünkü Çin’e taşınan enerji bizzat Batılılar yönetiyor. Arakan bölgesindeki petrol ve doğalgaz pompalarının başındaki şirketlere bakınca mesele daha net anlaşılıyor. Kazanan iki taraftan biri Batı, diğeri Çin olunca da Arakanlı Müslümanları Dünya görmezden geliyor” dedi.

Türkiye’nin devlet arşivlerinde Arakanlı Müslümanların ülkemize olan sevgisini ve ilgisini gösteren belgelerin mevcut olduğunu belirten AK Partili Aydınlıoğlu, “ Türkiye olarak Arakan’da yaşanan dramın son bulması için çok taraflı diplomasi yürütüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, yaşanan katliamların başladığı günden bu yana konuyla ilgili olarak birçok liderle telefonla ve yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Ayrıca eşi, Dışişleri Bakanı, oğlu ve bakanlarımız Bangladeş’e sığınan müslümanları ziyaret ettiler. Sorunun tüm muhataplarıyla görüşerek bir yandan da insani yardımlarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Bangladeş yönetimi bize bir bölgeyi tahsis ederse çadır kamplar için buradaki deneyimimiz ile orada da daha yaşanabilir, güvenilir çadır kentler kurmayı planlıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu talebimiz halen devam etmektedir.İnşallah Arakan başta olmak üzere tüm Dünya’da özellikle müslümanlara karşı başlatılan katliamların bir an önce son bulması dileklerimle hepinize saygılar sunuyorum.”diye konuştu.

