

RECAİ ŞEYHOĞLU
Ulaş Akçay, Boşnak bir delikanlı.
Sarımsaklı ADD’nin 5 kurucu üyesinden biri. Atak mı atak biri…
İnsanlarla olan iletişimine hayranım. Kaynaşıveriyor hemen.
Emlakçılık yaptığından mı genetik kodlarından mı bildiğim yok. Şu var ki sevimli mi sevimli…
Laptopumda sorun olduğunda eskiden Sercan’ın internet cafesine giderdim.
Hatta bir kitabımı orada bitirdim. Şimdi ise Ulaş’a takılıyorum. Gazeteciliğe teşne biri olması nedeniyle onu kendime yakın buluyorum olsa gerek…

ULAŞ AKÇAY
***
Mustafa Önen, eski bir eczacı kalfası ama 50 yıldır spor camiasında olan biri.
Taekwando ile başlamış spor yaşamına… Siyah kuşak sahibi…

1992’de gösteri dallarında 5 metre yükseklikten karnına 80 kg ağırlığındaki öğrencisinin atlayış yaptığını birçok televizyon yayınladığında medyada bilinen/ tanınan biri olmuş.
Şu an VG sporlarıyla ilgileniyor. Büyücek bir salonun sahibi… NATUREL SPOR KLÜBÜ… Ankara bölge şampiyonlukları var.

Ödül üstüne ödüller almış biri…
Güçlü kuvvetli biri olduğunu söylememe gerek yok. Oturduğum apartmanın güvenlik sorunu da yok, çünkü Mustafa Bey aramızda. Üçüncü katta.
Vakti zamanında 6, 7 kişiyi bir anda nakavt etmiş biri. Yanılıp yakılır da tartışacak olursanız bence işi uzatmayın. Saniyede tuş olabilirsiniz, benden söylemesi…

***
Emlakçı Hüseyin de kardeş bildiklerimden…
Müteahhitlik yapan Hüseyin’in çok iyi bir baba ve eş olduğunu söylersem mübalağa etmiş olmam… Kızına ve oğluna baba gibi değil de arkadaş gibi davrandığına çok kez tanıklık ettim. Eski eşyalara olan ilgisine bayılıyorum. Antikacı bir ruh taşıyor.
Kafa dağıtmak istediğimde bir zamanlar futbolculuk yapmış olan Hüseyin’e uğruyorum.
“Recai abi” derken gerçekten onun abisi olduğum hissine kapılıyorum.

***
Kahveci Halil, bir başka kahveci.
Sipariş almaya geldiğinde halini hatırını soruyor müşterilerine…
Bunu yaparken de büyük bir samimiyet içinde olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Zeytinyağımı Halil’den alıyorum. Bir kış sezonunu Sarımsaklı’da geçirdiğimde her akşam onun kahvesindeydim. Laptopumla…
Bir kitabım Halil’in kahvesinde bitti sayılır.
Ocakçısı o zamanlar bir kadındı. Diğer kahvelerden farkı da buydu.
İnce ruhlu insanlarla iç içeyim Sarımsaklı’da…
Camcı Mehmet vardı bir zamanlar. Her gün uğrardım yanına. Geçtiğimiz yıl terk edip gitti buralardan. Çiğli’ye yerleşmiş.

***
Kedilerimize köpeklerimize gelince…
Bir gün sabahtan çıktım evden, İzmir’e gideceğim.
Otobüse kadar sokağımızın 5 köpeği benimle birlikte geldi Otobüse binince çok duygulandığımdan onlara dönüp ‘ Haydi gidin artık ! ‘’ deyiverdiğimi duyan şoför, “Abi, seni uğurlamaya mı geldiler?” demiş ve gülmüştü.
O kadar vefalılar, o kadar sevimliler ki… Uzun süre gelmezsem buralara, eve yaklaştığımda bana nasıl davrandıklarını bir görmelisiniz. Koklaya koklaya bir hal oluyorlar.
Ayvalık denince zaten kedi ve köpekleri ille hesaba katmalısınız. Ayvalıklılar çok seviyor onları!


