

RECAİ ŞEYHOĞLU
60’lı yılların sonu, 70’li yılların başında memleketimde tanınmış bir ailenin bireylerinin farklı farklı partilerde bulunmasının nedenlerini anlamakta zorluk çekerdim.
Diyarbakırlı Ensarioğlu ailesi de bizim memleketteki o aileye benziyor.
Galip Ensarioğlu, AKP’den liste başı olurken aynı aileden Vejdin Ensarioğlu ise yine Diyarbakır’dan İYİ Parti’nin ilk sırasında. Salim Ensarioğlu ise İYİ Parti İstanbul adayı…
Nizipli Altunbaş ailesi, iki kişiyle Gaziantep’te hem İYİ Parti hem de CHP’den aday seçildi.
Türkeş ailesinden Tuğrul Bey, Ankara’dan AKP adayı olarak liste başı olurken kardeşi Ayyüce Türkeş ise Adana’dan İYİ Parti’nin liste başı…
Bedirhanoğlu aşireti, Bitlis ve Van’dan AKP ve CHP adayı olarak liste başı olarak boy gösteriyor.
Arvas ailesi, Van’dan hem AKP hem de MHP listelerinde yer alıyor.
Doğu ve Güneydoğu’da buna benzer görüntüler her seçim döneminde yaşanıyor.
Sosyologlar ne diyor bildiğim yok ama bunun adı cehalet / şark kurnazlığı ve feodallik… Birey ya da yurttaş olamamanın kaçınılmaz sonucu!
Düğünde, bayramda, sünnette, nişanda bir araya gelen/ halaylar çeken aşiret mensupları nedense seçimlere sıra geldiğinde ayrışıyorlar. Farklılaşıyorlar.
İnandınız mı?
Gelelim bizim bölgeye…
Bergama Ticaret Odası ve Bakırçay Sivil Toplum Kuruluşları, CHP Genel Merkezi’ne bir dosya teslim etmişlerdi. İkâmeti bölgede olan milletvekili istiyorlardı.
Kendileri için değil bütün Bakırçaylılar için istiyorlardı bunu.
Nedense dikkate alınmadılar. Bölgenin yakından tanıdığı Özcan Durmaz ve Mehmet Gönenç değerlendirilmeliydi oysa. Umarım genel merkez önümüzdeki yerel seçimlerde birini Aliağa diğerini de Bergama Belediye Başkanı olarak değerlendirir de seçmenlerin de gönlünü almış olur.
9 Nisan’a kadar geçen süreden seçmenin çıkaracağı sonuç şu:
ÖN SEÇİM!
Her derde deva, yurttaşlık bilincine yakışır, demokratik bir çözüm!
