DOLAR 46,4472 % -0.04
EURO 53,1984 % -0.07
STERLIN 61,3058 % -0.05
FRANG 57,5912 % -0.29
ALTIN 6.216,77 % -1,12
BITCOIN 62.749,69 -2.487

VAKTİNE KALAN SÜRE

:
için vakti
Reklam

KENDİNİ TANI…

Yayınlanma Tarihi : Google News
KENDİNİ TANI…
Reklam

Feylesof denince ilk aklıma gelen isim Sokrates oluyor.

Heraklit, bana daha yakın gelse de  Sokrat’ın adı hiç aklımdan çıkmıyor.  Çalıştığım bir özel eğitim kurumunun salonuna da asmıştım hatta bu sözü… Nedenine gelince… ‘

‘ Kendini tanı ” diyor ya, işte bu sözü nedeniyle hiç usumdan çıkmıyor baldıran zehiriyle yaşamı son bulmuş olan Atinalı feylesof.Kendini tanımak…

Her yurttaş bu sözün anlamını düşünmeli, sorgulamalı bence. Kendimizi tanıyor muyuz? Zalim olup da kendini milletin sevgilisi gibi düşünen var mıdır acaba? İşbirlikçi olup da kendisini vatansever  olarak tanıtmaya çalışan ne kadar insan vardır dünyada hiç düşündünüz mü? Mal makırdak içinde yüzüp de yoksulluğa övgü düzer gibi konuşan din adamları ayıp ve günah kavramlarından ne kadar haberdarlar acaba?

Dünyanın en çok silah alan ülkelerinin başında bulunan yöneticilerin  barışsever olabilecekleri aklınıza geliyor mu hiç? Yemek yerken  ağzını şaplatan,  hastane önünde klakson çalan, tiyatrodayken cep telefonuyla konuşan kişinin ‘ empati ‘ sözüyle tanışık olduğunu düşünebilir misiniz?İstiklal Marşı söylenirken ayağa kalkmayan bir siyasetçinin yurtsever olduğunu söyleyebilir misiniz? 

Keşke Yunan galip gelseydi diyen bir mollanın bu ülke için  yararlı işlere imza atabileceği aklınıza gelir mi hiç…                                                       +
Arada bir kendi kendine mırıldanmalı insan. ‘ Ben kimim ” , ” Ben nasıl bir insanım? ” gibi.

İnsan dediğin  yaptığı işlerin hesabını kendine verebilmeli. Öğrencisinin kulağını çeken öğretmen, bunun öğretmene hiç yakışmadığını itiraf edebilmeli. Yurttaki öğrenciye tecavüz eden molla ya da   müridini badeleyen sapısilik hoca,  aynaya bakınca yaptığı işin ayıp ve çirkin olduğunu kendisine söyleyebilmeli.

İnsan olmak bunları gerektirir. Sevmeyi, sevilmeyi bilen insanoğlu utanç duygusunu da bilmeli bence. Neyin utanılacak neyin utanılmayacak   şey olduğunu düşünebilmeli, öğrenmeli. Dünyayı kurtaracak olan şeyin ‘ utanç’ olduğunu söyleyen İngmar Bergman’ı anlamaya çalışabilmeli.Ülkesinin Vietnam politikasını reddeden Muhammed Ali Clay’ın, ülkesi Fransa’nın Cezayir’de yaptıklarını onaylamayan Sartre’ın birer büyük insan olduğunu düşünebilmeli. Clay ve Sartre’ı suçlayanların birer basitlik örneği sergilediklerini haykırabilmeli.Hayvana eziyet eden, yerlere tüküren, kendisinden zayıf olanı döven, aşağılayan, parklara bahçelere zarar veren insanları uyarmamanın sorumsuzluk demek olduğunu düşü nmenin zamanı gelmiştir.

6 Kasım’da İstanbul’da dört kardeşin, 9 Kasım’da Antalya’da dört kişinin, 15 Kasım’da İstanbul/ Bakırköy’de üç kişilik ailenin siyanürle neden intihar ettiklerini düşünebilmeli, sorgulayabilmeliyiz.
Sadece acıma/ üzülme değil bu intiharların nedenine dair yorum yapabilme yetisini geliştirebilmeliyiz.2002- 2018 yılları arasında verilere göre 50 bin 378 kişi intihar ediyor.8 milyon 179 bin kişi antidepresan ilaç kullanıyor ve bu kullanım oranı beş yılda yüzde 56 artış gösteriyor.

Bu tabloya bakıp da  üzüntü duymamak olası mı? Ama yetmez!

Nedenlerine ve çözüm yollarına kafa yormak gerek. Dünyanın hiç bir köşesinde yaşanmıyor  aile boyu siyanürlü intiharlar. Devekuşu değilsek bu sorunla ilgili düşünce ve  çözümler üretmeliyiz.

Bu konuda  söylenmiş bir söz de var: ” Acıyı duyuyorsan canlısın. Başkasının acısını duyabiliyorsan insansın.”

Durduk yerde siyanürle intihar, hem de ailece intihar bugüne değin yaşanmadı bu ülkede. Kimse kolay kolay canına kıymaz. Can tatlı çünkü…

Siyanürlü intiharlara üzülmekten öte  Üstün Dökmen ve Doğan Cüceloğlu’nun bu konuda bir açıklama yapması gerekmez mi?

Köre ve sağıra yatılacak bir konu mudur bu?       

Bu konunun ruhumda yarattığı tahribat henüz kabuk bağlamamışken  bir video da ürpertti beni. Geçen hafta  Recep Tayyip Erdoğan ABD’ye  Sayın Trump’la görüşmeye gitmişti ya…

Başkanı seversiniz ya da sevmezsiniz. Bu konuda  birisi sizden hesap sormayı düşünmez. ( Bunu söylüyorum ama açıklanan verilere göre  3 yılda 8 bin 817 kişiye RTE’ye hakaret suçlamasıyla soruşturma açılmış olduğu bilgisini de  vermiş  olalım)

Sonuçta, Başkan RTE,  Türkiye’nin sorunlarını çözme adına uçtu ABD’ye. Ve de Trump’un konuğu olarak ABD’deydi.Amerikan devleti mi nankör, Amerikan halkı mı  kötü bilmiyorum.Koca koca bilboardlarda neler yazılı biliyor musunuz?

Hem de yol boyunca onlarca bilboardta…

Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklar dillendiriliyor. Yoldan gelen geçen herkes Türkiye’de olup bitenleri öğreniyor.

Öte yandan RTE’nin kaldığı otelin hemen yanındaki daha da  büyük afişlerde ” Dünyada en çok gazeteciyi hapseden adam bu otelde kalıyor.” yazısı asılı.

Türkiye için utanç verici bir manzara değil midir bu?     

Videonun sonuna doğru, kaldığı otel odasının perdesini aralayıp afişlere bakan RTE görüntüsü yer alıyor. Başkanımızın  sanki biraz  keyfi kaçmış. Durum onu gösteriyor.

Dünyanın jandarması bilinen ABD’nin  caddelerinde  ve o lüks otelin önündeki afişlerde onurumuzu inciten görüntülere bakınca içim sızladı doğrusu.

İnsanı inciten, üzen ve öfkelendiren bir tablo. Hukuksuz denilen uygulamaların neler olduğunun hesabını sorabilmeli RTE. Soracak mı merakla bekleyeceğim.

” Dünyada en çok gazeteciyi hapseden adam”   afişine de itiraz edebilmeli. Bunun yalan olduğunu söyleyip hakaret davası açabilmeli. Afişler çok büyük. Bilboardtaki yazılar ona keza… Sanki herkes okusun der gibi. Kim ya da kimler olabilir bu afişleri asanlar… T

rump’tan habersiz olması mümkün mü…

Trump’tan izinli mi yoksa…

O halde, dava açılacak kişi Sayın Trump mı  olacak?

RTE, Trump’a hakaret davası açabilir mi?

Aklımda delice sorular…

Gelelim Sokrates’e…

O kısacık, derin anlam yüklü sözüne…

Kendini tanı !Kendimizi tanıyor muyuz?

O sözün ne anlama geldiğini bence RTE de düşünmeli.

Aynanın karşısına geçip ‘ Kendini tanı ” nın anlamını düşünmekten öte ” Ben ne yaptım da  bu hallere düştüm.”  diyebilmeli.

Bu, hem kendisi hem de ülkemizin çıkarları için önemli…

YORUM YAP