

RECAİ ŞEYHOĞLU
Şu günlerde nüfusunun çok çok üstünde konuk ağırlayan Sarımsaklı, trafik karmaşası ve olağanüstü çevre kirliliği yaşıyor. Tatil için gelen konuklarımız, kumsallarımızda güneşleniyor, masmavi laik sularımızda serinliyor ve maalesef yeyip içtikleri her türlü besinin artığını kumsalımıza bırakıp pansiyonuna/ oteline dönüyor.
Eğitimsiz turistler mi desek, sorumsuz tatilciler mi desek, bilemiyorum. Çocuğunun kaka dolu bezini kumsala bırakıveren, yediği midyenin kabuklarını kumlara gömmeye çalışan, bira şişelerini sağa sola fırlatan yerli ve millilerimizle bugünlerde aynı havayı soluyoruz.
Aytaş ile Grand Temizel’in kumsalı ise her türlü pislikten uzak. Kumsalı da sadece kum.. İzmarite bile rastlanmıyor derecede temiz. Şu var ki Sarımsaklı kumsallarında nahoş olaylara da rastlamıyorsunuz hiç. Demek ki kavgayı gürültüyü sevmeyen tatilcilerimizle iç içeyiz.
Olağanüstü bir sezon yaşıyor Sarımsaklı. Boş otel, pansiyon, apart bulmanız olası değil. Türkiye’nin herhalde AVM’si en çok kıyı sahillerinden biri burası. Öyle ki süpermarketler yan yana. Sabah akşam dolup boşalıyor. Gecenin yirmi dördüne kadar hizmet veriyorlar.
Gelelim asıl söyleyeceklerime…
Carrefour’un yanıbaşında boş bir arsa var. Oldukça da geniş. Deniliyor ki bir kısmı hazinenin, bir kısmı da şahsın.
Sarımsaklı’da PTT yakınında iki park var. Biri Barış Parkı. Diğeri de pazaryeri bitişiğindeki park.
Carrefour’un yanındaki alanın park olarak düzenlenmesi, o çevrenin hem yeşil dokuya sahip olması/ tozdan kurtulması adına önemli hem de bu çevrede hissedilen bir eksikliğin giderilmesi adına güzellik !
Carrefour ve civarında oturanların çoğu da yazlıkçı değil, Sarımsaklı’nın yaz kış oturanı…
Park olarak değerlendirilmesi mahalleliyi eminim çok mutlu edecektir. Böyle bir istek de var zaten. Önerim; bu parka Ayvalıklı Türkolog-yazar Feyza Hepçilingirler, Ayvalıklı yazar Ahmet Yorulmaz, Ayvalıklı ressam Arif Buz, Ayvalık’ta öğretmenlik yapmış ressam Fikret Mualla, Macaron’da hâlâ evi bulunan ve Ayvalık’ta günlerini geçirmiş yazar Oğuz Atay, yazlarını Ayvalık’ta geçirmiş olan hukukçu / gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun büstleri dikilsin. Birer sütun üstüne. Ortada küçücük bir havuz ve havuz çevresine Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Fazıl Say, Matematik bilginimiz Cahit Arf, Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, fizik profesörü Feza Gürsey adlarına zeytin ya da çam fidanları dikilsin. Adı da ‘ SARIMSAKLI AYDINLANMA PARKI ‘olsun.
Çünkü, Ayvalık ve çevresi Kuvvacıların önemli bir merkezidir. Ülkemizi yaptıklarıyla/ yazdıklarıyla aydınlatanlara olan borcumuzu bu şekilde ödemiş oluruz.
Kısaca… Sarımsaklı’ya kimlikli bir meydan da kazandırmış olacağız bu park ile…
Avrupa ülkelerinde, Türk Cumhuriyetlerinde ve İran’da kimlikli meydanlar öyle çok ki… Bu meydanlar hergün bu alanlara gelip dinlenen/ gazete okuyanlara da canlı bir toplumsal belleğimiz olduğunu anımsatacak/ öğretecektir. Bölgesel ve ulusal değerlerimiz bizden sonraki kuşaklara da bu şekilde kültür mirası olarak aktarılmış olacaktır.
Ve elbette ki bir de Papalina !
Van’ın merkezinde görmüştüm. Vilayet binasına iki adım ötedeki bir meydana havuz yapmışlar, havuz başında da Van’ın ünlü balığının heykelini… İnci Kefali…
Oysa bizim Papalinamız, Van’daki o balıktan çok daha ünlü.
Neden aklımıza gelmez Papalinamızın heykeli ?
Özetle, Sarımsaklı’ya Aydınlanma Parkı ve kimlikli bir meydan istiyoruz.
Küçükköy Belediye Fırını önüne de en azından yaz döneminde hız azaltıcı bir kasis !
Kasis var ama, sözde var… Trafik kazasına bir Sarımsaklılıyı kurban vermeden yapacak olursak çok daha anlamlı olur.
Fırının önünden Çanakkale yol çatısına kadar uzanan üç kilometrelik yolda neden kamera yok, bunu da düşünmek gerek. Çok işlek olan bu yolda radar kontrolu olduğuna inanmak istiyorum ben.
