

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Demokratik Sol Parti (DSP) Ayvalık İlçe Başkanı Hasan Atmaca bir basın açıklaması yaparak, bazı siyasilerin DSP’yi CHP’lileştirmeye çalışmasından duyduğu üzüntüyü ifade ederek, merhum Genel Başkanları Bülent Ecevit’in çizdiği ‘demokratik sol’ ilkelerinden asla sapmayacaklarını vurguladı.
MEDYA AYVALIK – HABER MERKEZİ
SUAT SALGIN
DSP Ayvalık İlçe Başkanı Hasan Atmaca yaptığı açıklamada, “Demokratik Sol’da; demokrasi, siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla bir bütün oluşturur. Siyasal boyutuyla demokrasi Herkese özgürlük, herkese eşit ve dokunulmaz haklar tanır. Yasalar önünde herkesi eşit kılar. Yurttaşların eşit ve serbest oylarıyla belirlenen siyasal iktidarı, ulusun egemenliğiyle veya bağımsız yargı erkini de içeren, demokratik hukuk devleti kurallarıyla sınırlar. Halkın yönetime giderek artan ölçüde katılmasını öngörür. Sosyal boyutuyla demokrasi özgürlüğün, sosyal ve ekonomik koşullarını gerçekleştirmeyi; İnsan kişiliğinin serbestçe gelişmesi önündeki engelleri kaldırmayı; siyasal eşitliğin yanı sıra, sosyal eşitliği ve olanak eşitliğini sağlamayı amaçlar. Bireysel özgürlükle toplumsal dayanışmayı bağdaştırır. Toplumun yararını bireyin özgürlüğüne değil fakat bireysel çıkarlara üstün tutar, toplum yararı gerekçesiyle bireylerin ezilmesine ve özgürlüklerin kısılmasına izin vermez. Mülkiyet hakkının kullanımında toplumsal sorumluluğu gözetir. Gelişmeyi, ekonomik, sosyal ve kültürel yönleriyle bir bütün olarak görür. Sosyal adaleti, dengeli gelir dağılımını ve sosyal güvenliği ekonomik kalkınmanın ileri aşamalarına ertelemez; insanca ve hakça bir gelişmenin gereği ve hızlandırıcı bir etkeni olarak değerlendirir” ifadelerini kullandı.

DSP’nin; demokrasi kurallarını toplum yaşamının her alanında, özellikle de çalışma yaşamında geçerli kıldığını savunan Başkan Atmaca, “Bizim anlayışımızda demokratik sol; halkın özgürce ve etkin biçimde örgütlenerek yönetimdeki ağırlığını arttırmasını sağlar; böylelikle, bir yandan emeği sömürmeye karşı koyarken, bir yandan da ulusal egemenliği yaygın ve güçlü bir temele dayandırır ve demokrasinin gereği olan geniş halk katılımına giderek artan ölçüde geçerlilik kazandırır. Ekonomik boyutuyla demokrasi Siyasal ve sosyal gücün ekonomik güçten ayrılmayacağı ilkesine dayanarak; Demokrasi kurallarının ekonomide işlerliğini gözetir. İşletmelerde, yönetime, kara ve sorumluluğa çalışanlarında katılmasını; sermayenin ve üretim araçlarının kişilerden veya devletten çok halkta yoğunlaşmasını, öylelikle sömürü ve baskı için kullanılabilir olmaktan çıkarılmasını öngörür. Kaynak kullanımında ve gelirin de, özverinin de dağılımında halkın etkisini artırır. Böylece, ekonomik güce ve sorumluluğa tüm toplumun dengeli katılımın güvence altına alır. Kültürel boyutuyla demokrasi Eğitimi, kültürü, bilgiyi, sanat çalışmalarını ve iletişimi herkese açık tutarak yaygınlaştırır; Yönetim için gerekli bilgileri ve bilgi kaynaklarını, ayrıcalıklı çevreler elinde bir egemenlik aracı olmaktan çıkararak, tüm halkın ve toplumsal örgütlerin yararına sunar. Bütün toplumu, eğitimle, kültürle, sanatla ve yönetim için gerekli bilgilerle daha yakından ilgilenmeye ve edilgin (pasif) durumdan, giderek etkin duruma geçmeye özendirir. Böylece, toplumun eğitim, bilgi ve kültür düzeyinin dengeli biçimde yükselmesini; demokratik katılım sürecinde halkın etkin ve başarılı olabilmesini; insan kişiliğinin, düşüncesinin, yeteneklerinin ve yaratıcılığının bütün toplumda özgürce gelişmesini ve insan ve toplum yaşamının manevi yönden de zenginleşmesini gözetir. Siyasal, sosyal ve ekonomik demokrasinin zaman içinde sağlayacakları olanakları bu yönde değerlendirir” diye konuştu.





