

Balıkesir Ayvalık’a bağlı Altınova Mahallesinde yurttaşların bağışıyla hastane olarak inşa edilen, ancak daha sonra okul olarak planlanması yapılan binanın cezaevine dönüşmesi bölge halkının tepkilerine nedemn oldu, bina inşaatına şehit oğlunun kan parasını bağışlayan 80 yaşındaki Şerife Çıkıkçı sonunda patladı.
MEDYA AYVALIK – HABER MERKEZİ
HÜSNÜ EVREN

Çıkıkçı, “Eğer Hastane olacak diye bağış yaptığımız şehidimizin kan parasını eğer hastane veya okul olmayacaksa, cezaevi yapılacaksa helal etmiyoruz ‘’ dedi.

1989 yılında Mardin Nusaybin’de görevi başında şehit düşen er İsmail Çıkıkçı’nın ailesine ödenen şehitlik tazminatı da aile tarafından hastane inşaatının ilk bağışı olarak dernek yönetimine teslim edildi. Şehidin kan parasıyla temeli atılan binanın cezaevine dönüştürülecek olması ailesini derinden yaraladı. 80 yaşındaki acılı anne Şerife Çıkıkçı ve kardeş Hasan Çıkıkçı, binanın cezaevi olarak kullanılmak istenmesine, “Hakkımızı helal etmiyoruz” diyerek tepki gösterdiler.
Gözü yaşlı anne Çıkıkçı, “Biz oğlumuzun kan parasıyla hastane yapılacak, hastalar şifa bulacak veya okula dönüşecek çocuklar okuyacak, diye beklerken, şimdi de cezaevi deniyor. Biz bağışı cezaevine yapmadık.Oğlumuzun üç ayda bir bankaya yatan şehit maaşı ile de öğrenci okutuyoruz.Bu kararla acımızı tazelediler”diye konuştu.

OKULA 20 METRE
Okul binasında cezaevi projesine bir karşı görüş de eski Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’ndan geldi. Bostancıoğlu, “İlkokula 20 metre mesafede cezaevi kurulması mantık dışı. Yönetmelikte okulların karşısına içkili mekan ve gazino gibi işletmelerin yapılamayacağı belirtilmiş, ancak cezaevi ibaresine yer verilmemiş. İlköğretim okulunun karşısına cezaevi yapılmasına asla müsaade edilmemeli. Bu durum çocukların pedagojik yapısını olumsuz etkiler”dedi.

CEZAEVİ MARİFET DEĞİL
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu ise, koşullu bağışın amacına uygun hareket ediliyorsa anlam kazandığını belirterek,şunları söyledi: “ Halkın bağışlarıyla hastane olarak inşa edilen binanın cezaevi olarak kullanılmak istenmesi hukuk düzenine aykırı bir durumdur. Çağdaş ve demokratik ülkelerde cezaevlerinin sayısını azaltmak hedef olmalı. Mahalle içine bile cezaevi planlanıyorsa, bu ülkemizde suçun ve suçlunun arttığının itirafıdır. Cezaevlerinin sayısını arttırmak marifet değil. Asıl gelişmişlik, ekonomik ve bilimsel eğitimle gerçekleşir.”

1995 yılında dönemin Belediye Başkanı Alaaddin Süberoğlu’nun öncülüğünde açılan kampanyayla Altınova’ya 100 yataklı hastane kurulması için halkın katkılarıyla inşaatı tamamlanan 6400 metrekarelik kapalı alandaki binanın cezaevine dönüştürüleceği iddiası Ayvalık’ı karıştırdı. 14 Eylül İlköğretim Okulu’nun karşısında ve mahalle içindeki yapıda cezaevi oluşturulmasının mantık dışı olduğu belirtilirken, güvenlik açısından da rahatsızlık yaratacağı ifade edildi. Ayvalık ve Büyükşehir meclislerinden oy birliği ile alınan binanın okul olarak değerlendirilmesi kararına karşın Adalet Bakanlığı, cezaevinde ısrar ediyor.

Öte yandan Ayvalık Altınova ‘da eski hastanenin cezaevine dönüşecek olmasına tepkiler çığ gibi büyüdü,Ayvalık Belediyesi önderliğinde sivil toplum örgütlerininde katkılarıyla 10 bin imzanın Ankara’ya gönderildiği belirtildi,İktidara yakın çevrelerden ise Altınova Cezaevine 200 kadım mahkum ve gardiyanların atamaları yapıldığı hatta cezaevi müdürü olarak Bergama cezaevi Müdürünün atandığı belirtildi.



