Ayvalık’ta “Fatma Seher’den kara Fatma’ya” konferansı « Medya Ayvalık – Ayvalık Haberleri

SON DAKİKA

Ayvalık’ta “Fatma Seher’den kara Fatma’ya” konferansı

Bu biyografi 28 Ağustos 2019 - 19:35 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Milli Mücadele yıllarının kahraman kadını “Kara Fatma” hazin öyküsüyle duygulandırdı

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Araştırmacı-Yazar Mehmet Dağıstanlı tarafından Milli Mücadele’nin Adları Unutulan Kahramanları’ndan; “Kara Fatma” slayt gösterimli bir konferansla anlatıldı.

MEDYA AYVALIK HABER MERKEZİ

SUAT SALGIN

Milli Mücadele’yi araştıran, bu toprakların vatan olmasında emekleri geçen, kanlarını döken, şehit olan, gazi olan binlerce Kuvacı vatanseverlerin hayatları romanlaştıran araştırmacı yazar Mehmet Dağıstanlı, bu sefer de Ayvalık Belediyesi’nin katkılarıyla, Ayvalık’ın tatil beldesi olan Badavut’ta seyirciyle buluştu.

Badavut- Muzo Kafe’de seyirciye hitap eden Dağıstanlı;  Kocaeli, Bursa, Balıkesir, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunda milisleriyle görev alan fakat sonradan adı unutulanlar listesine geçen Erzurumlu Üsteğmen Kara Fatma’nın destanlaşan hayat hikâyesini slayt eşliğinde anlattı.

Yoğun ilgi gören konferansta; seyirciler arasında Bursa’nın eski valilerinden Orhan Taşanlar, Ayvalık’ta tiyatro dersleri veren, oyuncu, yönetmen Yıldırım Yılmazer, şair Güven Kırma, eğitimciler, iş insanları, tatil yapmaya gelenler ve Badavut sakinleri yer aldı.

Konferansta Milli Mücadeleye katılan günümüzde isimleri unutulmaya yüz tutan Halime Çavuş, Ayşe Çavuş, Kılavuz Hatice, Gördesli Makbule, Çete Ayşe, Emir Ayşe Efe, Çalırcalı Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Demirci Mehmet Efe, Seyit Onbaşı tek tek anıldı.

Bağımsızlık savaşına Kocaeli, Bursa, Balıkesir, Eskişehir, İzmir cephelerinde milisleriyle beraber katılan Üsteğmen Kara Fatma’nın olağanüstü hayat hikayesinin;  konferansa katılan seyircileri hem onurlandırdığı, hem sevindirdiği gözlendi.

Asıl ismi Fatma Seher yiğit direnişçinin eşi Yüzbaşı Ezdeşin Bey Sarıkamış’ta şehit olduğunu anlatan  Araştırmacı-Yazar Mehmet Dağıstanlı, “İstanbul İngilizler tarafından işgal edilince, o günün zor şartlarında Sivas’a gider. Mustafa Kemal Paşa Sivasta’dır ve kongre hazırlığı yapmaktadır.

Fatma Seher, Paşa ile görüşür ve görev ister. Paşa, Fatma Seherin bu korkusuz, cesur, gözü kara oluşundan dolayı ona ‘Kara Fatma’ diye hitap eder ve bir pusula yazarak İstanbul’a gönderir.

Kara Fatma oğlu Seyfettin, 12 yaşlarındaki evlatlığı Fatma; kardeşleri Mehmet Çavuş, Deli Sülo; arkadaşları Laz Tahsin, Topkapılı Pire Mehmet, Zeynep, Ayşe isimli milisleriyle 480 kişiyi bulan müfrezesini kurar ve bölgede sivil halka kan kusturan Rum ve Ermeni çetelerle çatışmaya girer.” dedi.

Mehmet Dağıstanlı konferansında; Kara Fatma’nın Anadolu’ya silah sevkiyatı yaptığını, yakalandığını, 19 gün esir kaldığını, işkence gördüğünü ama konuşmadığını, öldü diye bırakıldığını anlatarak, “Ancak Kara Fatma, daha sonra intikamını almıştır.

25 Yunan subayını esir aldığını, ikinci esaretinde Yunan Generali Trikopis ile karşılaşmış, ününün bütün Anadolu’da ve Yunan askerleri arasında duyulduğunu, evlatlığı Fatma’nın parmaklarını şarapnelin parçaladığını, kendisinin de göğsünden ve vücudunun her yerinden yara almıştır” ifadelerini kullandı.

“DÜNYADA TEK KADIN KAHRAMAN”

Kara Fatma’nın milli mücadele yıllarında düzenli ordu kurulduktan sonra bölük komutanı olduğunu ve Balkan, Sakarya, İnönü, Dumlupınar, Başkomutanlık Muharebeleri’ne katılan Üsteğmen Kara Fatma’nın kahramanlık dolu hayat öyküsünü izleyenlere aktaran Dağıstanlı konferansında,Kara Fatma’nın ‘Eline silahı alıp yanında kızı, oğlu ve kardeşleriyle bütün vatan topraklarında işgal güçlerine karşı direnen dünyada tek kadın kahraman’ olduğunu iddia etti.

Cumhuriyet kurulduktan sonra köşesine çekilen Kara Fatma’nın, kendisine layık görülen İstiklal Madalyasını alıp, göğsüne taktığını ancak yaptığı hizmetlerden dolayı bağlanan emekli maaşını: ‘Ben, bütün mücadeleleri vatanım ve milletim için yaptım, bir beklentim yok’ diyerek maaşı Kızılay Kurumuna bağışladığını kaydeden Araştırmacı-Yazar Mehmet Dağıstanlı,

“Hayatının son günleri yalnızlık, yoksulluk içinde geçen Üsteğmen Karar Fatma bir ara Beyoğlu’nda Rus Manastırı denilen yerde kalır. 1954 yılında TBMM kendisine emekli maaşı bağlar. Hastadır, hastalığı artar Darülaceze’ye kaldırılır. 1955 yılı Temmuz ayında rahmetli olur” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

AHMET YORULMAZ’LA İLGİLİ HÜZÜNLENDİREN VE GÜLÜMSETEN ANILAR

Ahmet Yorulmaz Günleri’nin 2’nci paneli, Ayvalık İlçe Halk Kütüphanesi’nde 10 Nisan Çarşamba günü düzenlendi. ‘Ahmet Yorulmaz; Bir Ayvalıklı’ başlıklı panelde, kimi hüzünlendiren kimi de gülümseten anılar eşliğinde Ahmet Yorulmaz yad edildi. MEDYA AYVALIK - HABER MERKEZİ KADRİ KAYA Adı Ayvalık’la özdeş olan Yazar-Gazeteci Ahmet Yorulmaz’ın  ‘mübadele yazarı’, ‘gazeteci’ ve ‘Ayvalıklı’ kimliklerini değişik düzeylerde ele alan ayrı paneller ve bu panellere destek verecek nitelikte hazırlanan sergilerden oluşan ‘Ahmet Yorulmaz Günleri’  2’nci gününde Yorulmaz’ın Ayvalıklı kimliği  ele alındı. OLYMPUS DIGITAL CAMERA Zeynep Kazancıgil’in  moderatörlüğünü yaptığı panele, Şaban Ersin Taş, Ali Acar Kurul v…

“Ayvalık, yan gelip yatma yeri olmasın (!)”

Yıllarca çeşitli gazete ve TV’lerde yöneticilik yapan usta gazeteci Aşkın Gönüler, Kuzey Ege’nin şirin kıyı ilçelerinden biri olan Ayvalık’a yerleşti. MEDYA AYVALIK - HABER MERKEZİ SUAT SALGIN Gönüler, “Her fırsatta Ayvalık’a geliyordum. Artık, ömrümün kalanını bu güzel ilçede geçirmek istiyorum. Bizim meslekte emekli olunmaz. Serbest gazeteciliğe devam edeceğim. Ayvalık’ın yeni Belediye Başkanı arkadaşım Mesut Ergin’e başarılar diliyorum. Halkla, yöredeki gazeteci arkadaşlarla ve belediye mensupları ile el ele vererek Ayvalık ve çevresinin daha yaşanır bir yer haline gelmesi için çaba gösterenlerden biri olacağım. Bu şirin ilçe yan gelip yatma yeri olmasın” dedi. Gazeteci Aşkın Gönüler, daha sonra şunları söyledi: …

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askeri öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askeri Lisesi’ni bitirdi. 1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu. Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu. Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde Tümen Komutanı olarak görev yapıı. 1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı. Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı S…

NEJAT UYGUR

Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır. İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe’de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa’da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır. 1943 yılında Sarıyer Halkevi’nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir.[1] 1950 yılında Necla Uygur ile hayatını birleştirmiştir. Tiyatroya profesyonel anlamda 1949’da “Nejat Uygur Tiyatrosu” ile adım atmıştır. Nejat Uy…

NEŞET ERTAŞ

Neşet Ertaş, (d. 1938[1], Çiçekdağı, Kırşehir, Türkiye – ö. 25 Eylül 2012, İzmir, Türkiye), Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı. Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi. Yaşar Kemal, Ertaş’ı “Bozkırın Tezenesi” olarak adlandırmıştır. Babası bağlama ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş’tır. 8 yaşına kadar doğduğu köy olan Kırtıllar Köyü’nde yaşamış, sonrasında ailesi ile birlikte İbikli Köyü’ne yerleşmişlerdir. 12 yaşındayken annesi Döne’yi kaybetmiştir. Babası Muharrem Ertaş, Yozgat’ın Kırıksoku Köyünden Arzu isminde bir kadınla evlenince bir süre bu köyde yaşadıktan sonra Yozgat’ın Yerköy ilçesine yerleşmişlerdir. Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. B…

KEMAL KILIÇDAROĞLU

1948 yılında Tunceli’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Anadolu’nun çeşitli il ve ilçelerinde tamamladı. 1971 yılında Ankara iktisadi ve Ticari ilimler Akademisinden mezun oldu. Yayın ve Çalışmalar Aynı yıl hesap uzman yardımcılığı sınavını kazanarak Maliye Bakanlığı’na girdi. Hesap uzmanı olduktan sonra, bir yıl süre ile Fransa’ da kaldı. 1983 yılına kadar hesap uzmanlığı görevini sürdüren Kılıçdaroğlu, 1983 yılında Gelirler Genel Müdürlüğü’ne daire başkanı olarak atandı. Daha sonra aynı Genel Müdürlükte, genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı. 1991 yılında, Bağ-Kur, 1992 yılında da SSK Genel Müdürlüğü’ne atandı. Kısa bir süre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında müsteşar yardımcılığı da yapan Kılıçda…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ