Ayvalık’ta balıkçılar yeni av sezonundan umutlu

-“Vira Bismillah” diyerek denize açılacaklar

1 Mayıs’ta başlayan avlanma 1 Eylül’de sona eriyor. Bütün hazırlıklarını tamamlayan balıkçılar Pazar akşamı gece yarısından sonra ‘rastgele’ diyerek denize açılmaya hazırlanıyorlar.

MEDYA AYVALIK HABER MERKEZİ

SUAT SALGIN

Kuzey Ege’li balıkçılar ise yeni av sezonundan oldukça ümitli görünüyorlar. Ancak başta kaçak balık avcılığı olmak üzere, sektörde yaşanılan sorunların çözümlenmesini isteyen balıkçılar, özellikle de deniz kirliliğinin deniz canlılarının yaşamsal alanlarını kısıtladığına ve bunun da deniz ürünlerindeki verimliliğe olumsuz yönde yansıdığına işaret ediyorlar.

Ayvalık’ta balıkçılık yapan ve bir balık market işletmecisi Hüseyin Topçu, 1 Eylül tarihinin balıkçılar için her yıl yepyeni umutları yeşerten önemli bir gün olduğunu vurgulayarak,

“Bu duygularla, yeni av sezonunun ülkemizdeki tüm balıkçılar için kazasız, belasız ve bereketli geçmesini diliyorum. Bu sektörde yer alıp, evine ekmeğini götürmeye çalışan binlerce balıkçının denizin bereketiyle yüzünün gülmesini ümit ediyorum.” dedi.

Deniz ürünleri arasında, özellikle de balık çeşitlerinin insanoğlunun en önemli besin kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Topçu, “Ancak şu anda fiyatlar yüksek olduğu için vatandaşlarımız balığı pek tüketmiyor.

1 Eylül’den itibaren başlayacak yeni av sezonunda, belki ilk birkaç gün balık fiyatlarında düşüş yaşanmayabilir. Ancak daha sonra bu fiyatlar mutlaka düşmeye başlayacaktır.

Tabiki bu durum denizin vereceği bereketle de direkt ilgilidir. Benim yeni av sezonunda denizden çıkacak balıkların bol çeşitli olması yönündedir. “ ifadelerini kullandı.

Devletin balıkçıya sahip çıktığını kaydeden Hüseyin Topçu, “Ama devletimiz bu konuda balıkçılığa biraz daha destek olursa çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Mesela balıkçılığın olmazsa olmazı limanlardır. Düşünün büyük bir balıkçı gırgırında en 25-30 kişi çalışmaktadır.

Bu çalışanlar gırgırla denize açılmadan önce tüm ihtiyaçlarını bağlı bundukları limandaki esnaflardan temin etmektedirler. Buda o bölge ekonomisine kazanç sağlamaktadır. Ben devletimizden balıkçı teknelerinin yakıtı olan mazotta biraz daha indirimin yapılmasını talep ediyorum” diye konuştu.

“SEZONUN KÖTÜ GEÇMESİ HALİNDE TEKNE SAHİPLERİNİN İŞİ ZOR”

Ayvalık Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İsmail Güren ise, geçtiğimiz av sezonunun bereketli geçtiğini hatırlatarak, “Bu kapsamda gırgırlar geçtiğimiz sezon bol miktarda palamut balığı avladılar.

Ama bu yıl duyumlarımıza göre palamut balığı az miktarda olacakmış. Tabi bu av sezonu açıldığında netlik kazanacak. Balık sezonu her yıl palamut balığı avıyla başlar. Eğer bu yıl palamut balığı hakikaten az ise, o zaman balıkçılık sezonu bu sene kıt geçer” dedi.

Bu yıl balık avı mevsiminin beklentilerinin altında geçmesi halinde tüm tekne sahiplerinin zarar edeceğini savunan Başkan Güren, “Balıkçı gırgırlarında çalışan personel maaş karşılığında bu işi yapmaktadır. Yani bir çalışan 3 buçuk-4 bin lira arasında aylık alırken bir de buna SGK primi ekleniyor. Böylesi bir durumda, balıkçı tekneleri çabuk havlu atıp, personelleriyle sözleşmelerini iptal edip, teknelerini kıyıya erkenden bağlamak zorunda kalabileceklerdir.” ifadelerini kullandı.

UMUTLARI TBMM’YE VERDİKLERİ TEKLİF

Bu sezon büyük balıkçı gırgırlarının gece avlanırken kullandıkları dev lambaların voltajlarını düşürmelerini beklediklerini kaydeden Ayvalık Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İsmail Güren, “Eğer bunu gerçekleştirebilirlerse, daha sonraki yıllarda daha fazla balıkçılık yapılabilecektir. Bunun yanı sıra deniz kirliliği ve bilinçsiz avlanmalar da av sezonlarına olumsuz darbe vurmaktadırlar.

Bizim devletimizden beklentimiz ise;  yasal olmayan balıkçılık yapanların teknelerine el koyulması yönündedir. Türkiye Balıkçılık Kooperatifleri Birliği tarafından önümüzdeki Ekim ayı içerisinde yeni yasam dönemine girecek olan TBMM’ye verilen bir teklif var. Bu teklifte de yasal olmayan balıkçılık avı yapanların teknelerine el konulması maddesi de bulunuyor. Bu teklifin yasalaşması halinde kaçak balıkçılık yapanlara karşı caydırıcı olacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Deniz kirliliğinin, deniz faunasına çok ciddi anlamda zarar verdiğinin altını çizen İsmail Güren şöyle devam etti;

“Köylerden akıp denize akan dereler aracılığıyla fabrika atıkları ve benzeri maddeler denizlerimizi kirletiyor. Bu konuda çevreci sivil toplum kuruluşlarıyla yerel belediyelere önemli görevler düşüyor. Bu konuda atılacak adımların deniz kirliliğinin önüne geçeceğine ve dolayısıyla denizlerin balıkçılar için daha bereketli bir hale dönüşeceğine inanıyorum.

Aynı şekilde de kaçak balıkçıların ruhsatlarına da el konulması için somut adımların atılması gerekiyor. Bana göre; kaçak balıkçılığın türemesinin en büyük sebeplerinden biri de ‘trata’ dediğimiz;  geceden atılan ağların sabah 9-10 gibi sahilden elle toplanması ile yapılan balık avının yasaklanmasıdır. Eğer trata avı yapan tekneler çalışmış olsaydı, bugün insanlar kaçak balık avlanma işine girmezlerdi.

Ben devletimizden; tekrar üniversitelerde çalışmalar yapılsın ve trata avcılığının zararlı olup olmadığı tespit edilsin. Trata tekneleri yeniden çalışmaya başlarsa, özellikle de Ayvalık’ta kaçak balıkçılık ortadan kaldırılmış olacaktır ”

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.