KASAİD’den kadın aday sayısının arttırılması talebi

Bu haber 19 Şubat 2019 - 4:22 'de eklendi ve kez görüntülendi.


Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Kadının Sosyal Hayatını Araştırma ve İnceleme Derneği (KASAİD) Şube Başkanı Filiz Karayelli, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 93. yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.

MEDYA AYVALIK – HABER MERKEZİ

SUAT SALGIN (AYVALIK)

Kadın haklarının uzun yüzyıllardır sadece ülkemizde değil, dünyada evrensel bir sorun olarak yer aldığına işaret eden Filiz Karayelli, “Kadınlar hep erkeklerden sonra gelmiş, ikinci plânda kalmışlardır. Kadın problemi, erkeklerin kadınlar hakkındaki aşağılayıcı görüş ve anlayışından doğmuştur. Osmanlı imparatorluğunda kadının bir mal gibi alınıp satıldığı pazarlar mevcuttu. 1848’de yabancı devletlerin baskısı ile kölelik resmen kaldırıldı. Ama gizli olarak köle alım satımı devam etti. Osmanlılarda yapılan nüfus sayımlarında yıllarca sayıma erkek nüfus dahil edilmiş, kadınlar ise yok sayılmıştır. Çok eşlilik kurumu şeriatça onaylanmıştı. Evlenmede kadının isteği söz konusu değildi. Boşanma erkeğin iradesi ile olurdu. Mirasta ve şahitlikte kadının iradesi ve ifadesi erkeğin yarısı kadardı. Yani mirasta erkek çocuk 2 katı pay alır ve mahkemelerde 2 kadının şahitliği 1 erkeğinkine denk sayılırdı. Kadın peçe ve çarşafla örtünmekte, kafes hayatı yaşamaktaydı. Eğitim hayatı sınırlıydı. Ekonomik alanda çalışma özgürlüğü yoktu.”dedi.

Aynı zaman Ayvalık Kent Konseyi Başkanlığı’nı da yürüten KASAİD Ayvalık Şube Başkanı Filiz Karayelli açıklamasında, “Ülkemizde kadın problemimizi ilk kez tam olarak ele alan ve bu konuda köklü değişiklikler yapan Mustafa Kemal Atatürk olmuştur. Ona göre kadın hakları tanınmadıkça Türk ulusunun sosyal hakları gerçekleşemezdi.

Gazi, ulusal bağımsızlık savaşında bütün varlıklarını ortaya koyan kadınların, sosyal hayatta hak ettiği yeri ve görevi almasının zamanı geldiğine inanıyordu. 1923’te Mustafa Kemal kadının önemini vurgulayan konuşmalar yaparak kadınların erkeklerle aynı seviyede olmasını, kalkınmanın kadın erkek birlikte güçlerini koyarak gerçekleşeceğini vurgulamıştır.

Mustafa Kemal birinci plânda kadının haklarını ortaya koyacak olan Türk Medeni Kanunu üzerinde durmaktaydı. 1924’te 26 hukukçudan oluşan komisyon İsviçre Medeni Kanunu’nun Türk gereksinimlerine göre uygulanması amacıyla çalışmaya başladı. 17 Şubat 1926 da 937 maddelik yasa TBMM de kabul edildi. Ve 4 Ekim 1926 da yürürlüğe girdi. Türk Medeni Kanunu kadınlar için milattır.1924 Anayasası’nın getirdiği hür ve demokratik yapının doğal bir sonucu ve onu tamamlayıcı bu kanun ile kadınlar önemli haklar elde etmiştir. Birden fazla kadınla evlenmek kalkmış ve resmi nikâh zorunluluğu getirilmiştir. Kadınlar evlenme ve boşanmada söz sahibi olmuşlardır. Kadınlar çeşitli kurumlarda görev almaya başlamışlar ve istedikleri mesleğe girme hakkı ve miras konusunda erkeklerle eşit haklara sahip olmuşlardır. Mahkemede tanıklık yapma ve boşanmada da eşitlik sağlanmıştır” ifadelerini kullandı.

Türk Medeni Kanunu’nun; Atatürk devrimlerinin temeli, dinsel hukuk düzeninden laik hukuk düzenine geçişin belgesi, bir hukuk ve uygarlık anıtı olarak kabul edildiğinin altını çizen Başkan Karayelli, “Bizler Türk kadınları olarak, Atatürk’ün getirdiği, bize kişiliğimizi ve onurumuzu armağan eden, haklarımızı veren, Türk Medeni Kanununun temel ilkelerini koruyacak ve bunlardan asla ödün vermeyeceğiz.Türk kadını, Medeni Kanunun kabulüyle ekonomik, sosyal ve hukuksal alanda erkeklerle eşit haklara sahip olmuş, ancak siyasi ve demokratik alanda kadın erkek eşitliği 1930’da belediye seçimlerinde oy verme ve seçilme, 1934’te milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilerek sağlanmıştır” dedi.

“İstediğimiz kadın görüşünü temsil edecek adayların önümüze konması ve karar mekanizmalarında yer almasıdır”

Açıklamada, “Bugün bakıyoruz ki kadınlarımız seçme haklarını erkeklerle eşit olarak kullanabilirken, maalesef seçilme haklarını eşit kullanamamaktadırlar. Eril yönetimlerin hakim olduğu siyasi partiler, kadınların seçilme haklarının kullanılması konusunda pozitif ayırımcılık uygulamaları gerekirken, ancak göstermelik kotalarla kandırmaca taktiği gütmektedirler. Kadınlar çok az bir oranda vitrin ismi olmakta ve erkek adayların seçilmesini sağlayacak çalışmalar yapmak üzere kadın kollarına mahkûm edilmektedirler. Oysa istediğimiz kadın görüşünü temsil edecek adayların önümüze konması ve karar mekanizmalarında yer almasıdır. Önümüzdeki yerel seçimlerden başlamak üzere meclis üyesi listelerinde fermuar sistemi uygulanarak kadınlarımızın da seçilebilir sıralarda eşit olarak yer almasıdır” ifadeleri yer aldı.

Belediye başkanı adaylarının belirlenmesi sürecinde zaten çok az olan kadın belediye başkanlarının bile yerlerinin korunmayıp aday gösterilmediklerini ve kadın aday sayısında azalma olduğunu esefle gördüklerini kaydeden Filiz Karayelli, “Bugün ancak Siyasi Partiler Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle kadınlar olarak yıllarca ısrarla istediğimiz erkeklerle eşit düzeyde yüzde elli temsile ulaşabileceğimizi biliyoruz ve istiyoruz. Ülkemizi, beldemizi, ilimizi, ilçemizi yönetebilecek aklımızda, donanımımızda, yeteneğimiz de vardır ve mücadelemiz eşitlik sağlanıncaya kadar devam edecektir” diye konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.